Bilimsel Etik Kurulu Aynı Eser Hakkındaki İddiayı Yeniden İnceleyebilir mi?
Bir tez, makale veya proje hakkında etik kurul kararı verildikten sonra aynı eser yeniden şikâyet edilebilir.
Bir tez, makale veya proje hakkında etik kurul kararı verildikten sonra aynı eser yeniden şikâyet edilebilir. Şikâyetçinin değişmesi, önceki iddianın başka kelimelerle kurulması ya da aynı belgelerin yeni bir sırayla sunulması, ikinci bir incelemeyi kendiliğinden mümkün kılmaz.
Buna karşılık önceki dosyada bilinmeyen kaynak metin, ham veri veya ayrı bir yazarlık ilişkisi sonradan ortaya çıkmış olabilir. Bu durumda sırf eser adı aynı diye başvurunun incelenmeden kapatılması da doğru değildir. Yeniden incelemenin sınırı; önceki kararın esasa ilişkin olup olmadığı, eserlerin ve maddi iddiaların tamamen aynı bulunup bulunmadığı ve yeni denilen bilginin dosyaya gerçekten ne kattığı üzerinden belirlenir.
Yeniden inceleme yasağının kapsamı
Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi’nin 12. maddesi, etik kurullarda daha önce incelenmiş ve esası hakkında karar verilmiş eserlere ilişkin aynı iddiaların yeniden incelenemeyeceğini düzenler. Yasağın uygulanabilmesi için kurulun eserlerin ve iddiaların tamamen aynı olduğunu tespit etmesi gerekir.
Bu hüküm üç koşula dayanır:
- Önceden yapılmış bir etik kurul incelemesi bulunmalıdır.
- Önceki karar maddi iddianın esasını çözmüş olmalıdır.
- Yeni başvurudaki eser ve maddi iddia önceki dosyayla tamamen aynı olmalıdır.
Karar tarihi ve numarasının bilinmesi, bu koşulların oluştuğunu göstermeye yetmez. Önceki şikâyet dilekçesi, incelenen eser sürümleri, savunma, uzman görüşü ve karar gerekçesi yeni dosyayla karşılaştırılmalıdır.
Önceki kararın esasa ilişkin olması ne demektir?
Bir dosyanın etik kurul gündemine alınması, mutlaka esastan karar verildiğini göstermez. Başvuru yetkisiz kuruma yapılmış, eser belirtilmemiş, somut bir etik fiil ileri sürülmemiş veya temel belgeler sunulmamış olabilir. Kurul yalnızca başka bir kurumun görevli olduğunu söylemişse intihal, sahtecilik ya da diğer etik isnatların doğruluğunu incelemiş sayılmaz.
Esasa ilişkin kararda ise kurul, belirli eseri ve iddiayı inceler; atıf, veri, yöntem, yayın ilişkisi veya yazarlık katkısı hakkında değerlendirme yapar ve etik ihlalin oluşup oluşmadığını gerekçesiyle açıklar. Kararın “ret”, “incelemeye yer olmadığı” veya “işlemden kaldırma” başlığını taşıması belirleyici değildir. Kurulun hangi hukuki ve bilimsel soruyu cevapladığına bakılır.
Önceki karar eldeki belgelerle etik ihlal saptanamadığını açıkça ortaya koymuşsa, aynı malzemeyle aynı iddianın tekrar tekrar incelenmesi hukuki güvenliği zedeler. Ancak karar maddi meseleyi hiç çözmeden, belirli bir belgenin yokluğu nedeniyle dosyayı usulden kapatmışsa sonradan elde edilen belgenin etkisi ayrıca tartışılabilir.
Aynı eser ve aynı iddia nasıl belirlenir?
Eser aynılığı yalnızca başlık, DOI veya yayın yeri üzerinden kurulamaz. Tezden üretilen makale, kongre özetiyle tam metin, aynı veri setinden çıkan farklı araştırma soruları veya bir sanat eserinin farklı sunumları arasında bilim alanına göre değişen ilişkiler bulunur.
Karşılaştırmada eserlerin tarihli tam nüshaları, araştırma sorusu, yöntem, veri seti, bulgular, tablo ve görseller, yazar sıralaması, katkı beyanları, ilk sunum ve yayın tarihleri ile eserin atama ya da doçentlik dosyasında nasıl kullanıldığı incelenmelidir. Başlıkları farklı iki çalışma esasen aynı olabilir; aynı başlığı taşıyan iki sürümde ise yöntem ve bulgular değişmiş olabilir.
İddia aynılığında da etik fiilin adına değil maddi davranışa bakılır. İlk dosyada belirli sayfalardaki metnin kaynak gösterilmeden alındığı ileri sürülmüş; ikinci dosyada aynı sayfalar bu kez “bilimsel yanıltma” olarak adlandırılmışsa yalnızca terimin değişmesi yeni iddia yaratmaz.
Aynı eser farklı etik fiillere de konu olabilir. Metin aktarımına ilişkin intihal iddiasının reddedilmiş olması, sonradan ortaya çıkan ham verinin uydurulduğu iddiasını kapsamayabilir. Benzer biçimde bir makalede hem kaynak kullanımı hem de haksız yazarlık yönünden birbirinden ayrı maddi fiiller bulunabilir.
Yeni belge ile yeni maddi olgu aynı şey değildir
Önceki dosyadaki belgenin daha okunaklı kopyası, aynı benzerlik raporunun yeni tarihli çıktısı veya mevcut olguları tekrar eden başka bir görüş yazısı maddi zemini değiştirmez. Yeni olduğu ileri sürülen belgenin kaynağı, bütünlüğü, daha önce erişilebilir olup olmadığı ve önceki kararın dayanağını değiştirme gücü incelenmelidir.
Yayınevinin tarihli yazışması ilk yayın sırasını değiştiriyorsa, laboratuvar kaydı veri kaynağı hakkında yeni bilgi veriyorsa veya katkı çizelgesi yazarlık ilişkisini farklılaştırıyorsa gerçek bir yeni olgudan söz edilebilir. Aynı malzemeye başka bir akademisyenin farklı yorum getirmesi ise kural olarak yeni delil sayılmaz. Uzman görüşü ancak önceki dosyada bulunmayan bir veriyi ortaya koyuyor veya yöntemin somut biçimde yanlış uygulandığını gösteriyorsa farklı bir ağırlık kazanır.
Kurul, “yeni belge sunuldu” demekle yetinmemeli; belgenin hangi önceki tespiti neden değiştirdiğini kararında göstermelidir.
Yetkili kurul nasıl belirlenir?
Yönergeye göre doçentlik başvurusunda bulunanlar dışındaki kişiler hakkındaki bilimsel araştırma ve yayın etiği şikâyetleri, kural olarak fiilin işlendiği sırada kişinin bağlı bulunduğu yükseköğretim kurumu tarafından karara bağlanır. Kişinin sonradan başka üniversiteye geçmesi, yetkiyi kendiliğinden yeni kuruma taşımaz.
Doçentlik başvurusundaki etik iddialar ise Üniversitelerarası Kurul sistemi ve doçentlik mevzuatı içinde değerlendirilir. Yeni kurul, aynı eser hakkında başka kurumda karar verildiğini öğrenirse önceki dosyayı istemeli; kararın hangi sıfatla, hangi kapsamda ve hangi merci tarafından verildiğini incelemelidir.
Şikâyetçinin değişmesi aynılığı ortadan kaldırmaz. Etik kurul, şikâyetçinin kişiliğini değil bilimsel eseri ve somut fiili inceler. Kurumun değişmesi ise yalnızca yetki meselesi değildir; önceki kararın kapsamı ve yeni kurulun görev alanı birlikte değerlendirilmelidir.
Etik inceleme ile disiplin soruşturması neden ayrıdır?
2547 sayılı Kanun’un 53/A maddesi, bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin disiplin fiilleri bakımından soruşturma açılmadan önce bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulunca inceleme yapılmasını zorunlu kılar. Etik kurulun tespiti, bu yönüyle disiplin sürecinin ön aşamasıdır; disiplin cezasının kendisi değildir.
Disiplin soruşturmasında kanuni fiil, kişisel sorumluluk, kusur, savunma ve zamanaşımı ayrıca incelenir. Etik kurul raporunun aynen aktarılması bu yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Kanun’un 53/D maddesindeki aynı fiile birden fazla disiplin cezası verilemeyeceği kuralı ile Yönergenin aynı eser ve iddianın yeniden incelenmesini yasaklayan hükmü de farklı aşamalara ilişkindir.
Yeni şikâyet verilmesi disiplin zamanaşımını yeniden başlatmaz. 2547 sayılı Kanun’un 53/C maddesinde soruşturmaya başlama ve ceza verme süreleri ayrı ayrı düzenlenmiştir. Bilimsel eserin akademik atama veya terfide yeniden kullanılması ya da kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması hâlinde Kanun’daki özel kural uyarınca uygulanabilir ceza verme süresi yeniden işlemeye başlayabilir. Bunun için eserin kanunda belirtilen biçimde yeniden kullanıldığı tarih belgeyle gösterilmelidir; aynı dilekçenin tekrarı yeterli değildir.
Savunma ve karar gerekçesi nasıl kurulmalıdır?
Hakkında inceleme yapılan kişiye yalnız etik ihlal türü bildirilmemelidir. Hangi eserin hangi sayfası, verisi, görseli veya yazarlık ilişkisi nedeniyle incelendiği; karşılaştırma eserleri ve karara etkili belgeler açıklanmalıdır. Yeni delile dayanılacaksa ilgilinin bu delile karşı beyanda bulunmasına imkân verilmelidir.
Önceki kararın varlığı ileri sürülmüşse kurul bu itirazı kararda cevaplamalıdır. Önceki ve yeni dosyadaki eserleri ve fiilleri karşılaştırmadan “farklı iddia” denilmesi denetlenebilir bir gerekçe oluşturmaz. Gizlilik ilkesi de kişinin kendisine yöneltilen isnadı ve karara etkili belgeyi öğrenmesini engelleyecek biçimde uygulanamaz.
Kurul kararında önceki kararın tarihi ve kapsamı, esasa ilişkin olup olmadığı, iki dosyadaki eser sürümleri, maddi iddialar ve yeni olduğu ileri sürülen belgeler açıkça gösterilmelidir. Yeniden inceleme yapılacaksa tam aynılığın neden bulunmadığı; dosya kapatılacaksa hangi eser ve isnatların tamamen aynı olduğu açıklanmalıdır.
Etik kurul görüşünün doğrudan dava konusu edilip edilemeyeceği, işlemin kesin ve icrai niteliğine göre belirlenir. Etik karar, disiplin cezası, doçentlik işlemi ve akademik atama kararı farklı tarihlerde hukuki etki doğurabilir. Her işleme ait tebliğ belgesi ayrı saklanmalı; İYUK’un 7. ve 11. maddeleri uyarınca süre hesabı somut işlem üzerinden yapılmalıdır.
Aynı eser ve iddianın yeniden incelenmesi uyuşmazlığında bir akademik etik avukatı, önceki kararın kapsamını, eser sürümlerini, maddi isnatları, yeni delilin niteliğini ve kurulun yetkisini tek dosya üzerinde karşılaştırarak değerlendirmelidir.
Av. Arb. Şuayp LEVENT
Yükseköğretim Hukuku
www.levent.av.tr