Yurt Dışı Diploma Denkliği: Tanıma, Akademik İnceleme ve SYBS Süreci
Yurt dışında alınmış bir diploma Türkiye’de değerlendirildiğinde iki ayrı soruya cevap aranır. İlk soru, diplomayı veren üniversitenin ve programın yetkili bir yükseköğretim kurumu olarak kabul edilip edilmediğidir.
Yurt dışında alınmış bir diploma Türkiye’de değerlendirildiğinde iki ayrı soruya cevap aranır. İlk soru, diplomayı veren üniversitenin ve programın yetkili bir yükseköğretim kurumu olarak kabul edilip edilmediğidir. İkinci soru ise kişinin aldığı eğitimin Türkiye’de hangi akademik alan ve düzeye karşılık geldiğidir.
İlk soru tanıma, ikinci soru denklik incelemesinin konusudur. Uygulamadaki uyuşmazlıkların önemli bir bölümü, birbirinden farklı olan bu iki değerlendirmenin aynı anlama geldiğinin düşünülmesinden doğar.
Bir üniversitenin YÖK tarafından tanınması, o üniversiteden alınan her diplomanın doğrudan denk kabul edileceği anlamına gelmez. Aynı şekilde denklik incelemesi de yalnızca üniversitenin adına veya uluslararası bilinirliğine bakılarak yapılmaz. Programın yapısı, eğitim biçimi, kayıt tarihi, dersler, krediler, uygulamalar, yatay geçişler ve yurt dışı kalış durumu birlikte değerlendirilir.
Kurum Tanıma Belgesi, denklik belgesi değildir
Gündelik kullanımda “Okul Tanıma Belgesi” olarak da ifade edilen Kurum Tanıma Belgesi, yurt dışındaki yükseköğretim kurumunun ve ilgili programın YÖK tarafından tanınıp tanınmadığını gösterir. Bu belge, belirli bir kişinin diplomasının Türkiye’de hangi alana ve düzeye denk olduğunu belirlemez.
Denklik belgesi ise YÖK tarafından tanınan bir kurum ve programdan alınmış diploma veya mezuniyet belgesinin, Türk yükseköğretim sistemindeki alan ve düzey karşılığını gösterir.
“Üniversitem tanınıyor, denklik verilmesi gerekir” şeklindeki çıkarım hukuken eksiktir. Tanınma, denklik incelemesinin temel şartlarından biridir; fakat incelemenin tamamı değildir.
Üniversitenin tanınmasının yanında programın statüsü de önemlidir. Ana kampüste yürütülen bir program ile başka ülkedeki şube kampüsü, ortak program, franchise eğitim veya farklı bir öğretim modeli aynı hukuki durumda olmayabilir. Kurumun tanınması incelenirken diplomanın alındığı programın, kampüsün ve eğitim biçiminin de doğru tespit edilmesi gerekir.
Denklik belgesinin alınması da her meslek bakımından doğrudan çalışma izni veya ruhsat anlamına gelmez. Meslek icrası kanunla düzenlenmiş alanlarda, denklikten sonra ilgili meslek mevzuatındaki diğer şartların da sağlanması gerekebilir.
Aynı üniversitenin mezunları neden farklı kararlarla karşılaşabilir?
Denklik incelemesi kişiye ve alınan eğitime özgüdür. Aynı üniversitenin aynı adlı programından mezun olan iki kişinin başvurusu farklı sonuçlanabilir.
Bir öğrenci eğitime doğrudan başlamış ve programın tamamını ana kampüste örgün olarak bitirmiş olabilir. Başka bir öğrenci ise derslerinin önemli bölümünü farklı veya tanınmayan bir kurumdan transfer etmiş olabilir. Bir üçüncü öğrenci programı büyük ölçüde uzaktan tamamlamış ya da örgün görünen eğitim süresince öğrenim ülkesinde yeterli süre bulunmamış olabilir.
Diplomaların üzerinde aynı üniversitenin adı yazsa bile bu kişilerin denklik dosyaları aynı değildir.
Değerlendirmede yükseköğretime başlanılan yıl, programın yürütüldüğü kampüs ve öğretim biçimi ilk bakılacak kayıtlardır. Toplam eğitim süresi ve kredi miktarı; teorik ve uygulamalı dersler; staj ve klinik uygulamalar; başka kurumlardan transfer edilen krediler; yurt dışında fiilen bulunulan süre; programın eğitim dili ve ilgili alan için geçerli özel şartlar da dosyanın akademik içeriğini belirler.
Geçmişte aynı üniversiteden başka bir kişiye denklik verilmiş olması, sonraki başvurucu bakımından kazanılmış hak oluşturmaz. Bununla birlikte dosyaların hukuken ve akademik olarak karşılaştırılabilir olması hâlinde, açıklanamayan farklı uygulamalar eşitlik ve idari istikrar ilkeleri bakımından incelenebilir.
Denklik başvurusu diploma sunmakla tamamlanmaz
Denklik ön başvuruları elektronik ortamda yapılmakla birlikte, sisteme belge yüklenmesi her durumda başvurunun bütün aşamalarıyla tamamlandığı anlamına gelmez. Güncel Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği, ön başvurudan sonra belge asıllarının kontrol edilmesini ve başvurunun belirlenen usule göre tamamlanmasını öngörmektedir.
Başvuru şahsen veya yetkili makamlarca düzenlenmiş vekâletnameye sahip kişi aracılığıyla yapılabilir. Başvurunun alındığını gösteren tarih ve sayının saklanması önemlidir. İleride ortaya çıkabilecek gecikme, eksik belge veya uygulanacak mevzuat tartışmalarında bu kayıt belirleyici olabilir.
Diploma ve transkript temel belgelerdir; ancak çoğu dosyada inceleme bunlarla tamamlanmaz. Diploma eki, ayrıntılı ders içerikleri, yatay geçiş yapılan kurumlara ait transkriptler, staj belgeleri, tez, pasaport ve giriş-çıkış kayıtları ile eğitim biçimini açıklayan üniversite yazıları incelemenin yönünü değiştirebilir.
Belge adlarının birbirine benzemesi de içeriklerinin aynı olduğu anlamına gelmez. Özellikle kısa süreli mesleki eğitimler, sertifikalar ve bir üst akademik öğrenime geçiş hakkı vermeyen ara dereceler, düzenlendikleri ülkede geçerli olsalar dahi Türkiye’de ön lisans, lisans veya yüksek lisans derecesine karşılık gelmeyebilir.
YÖK incelemesinde hangi ölçütlere bakılır?
Denklik incelemesi birkaç aşamadan oluşur. Öncelikle diploma ve diğer akademik belgelerin gerçekliği, başvurucuya ait olup olmadığı ve belgeler üzerinde tahrifat bulunup bulunmadığı araştırılır. Gerektiğinde diplomayı veren üniversiteden veya ilgili ülkenin yetkili makamlarından teyit istenir.
Ardından üniversitenin ve programın tanınma durumu belirlenir. Bu aşama geçildikten sonra eğitimin Türk yükseköğretim sistemindeki karşılığı incelenir.
Program adı, akademik inceleme için yeterli olmaz. Asgari eğitim süresi, toplam kredi miktarı, temel öğrenme kazanımları, teorik ve uygulamalı dersler, stajlar, projeler, eğitim dili ile akademik derece ve alan; Türk yükseköğretim sistemindeki ilgili programla karşılaştırılır.
Ders isimlerinin benzerliği de yeterli bir karşılaştırma oluşturmaz. Aynı adı taşıyan iki dersin içeriği, kredisi ve kazandırdığı yeterlikler farklı olabilir. Bunun tersi de geçerlidir: Adları farklı olan dersler, içerik ve kazanımlar yönünden birbirini karşılayabilir. Sağlıklı bir değerlendirme, ders adlarının mekanik biçimde yan yana getirilmesi yerine içeriklerin ve programın bütününün incelenmesini gerektirir.
Türk yükseköğretim sisteminde aynı veya benzer isimde bir programın bulunmaması, denklik verilmesine başlı başına engel değildir. Yönetmelik, diğer şartların sağlanması hâlinde diplomanın kendi alanında ön lisans, lisans, tezli yüksek lisans veya tezsiz yüksek lisans düzeylerinden hangisine karşılık geldiğinin belirlenmesine imkân tanımaktadır.
Belge teyidi ile akademik yeterlilik farklı konulardır
Yabancı üniversiteden teyit istenmesinin amacı, belgenin gerçekten o kurum tarafından düzenlenip düzenlenmediğini ve akademik kayıtların doğruluğunu belirlemektir. Teyit işlemi, derslerin ve program kazanımlarının yeterli olup olmadığına ilişkin akademik değerlendirmenin yerine geçmez.
Üniversitenin teyit yazısına geç cevap vermesi veya hiç cevap vermemesi ile belgenin sahte olduğunun tespit edilmesi aynı durum değildir. Sahtecilik veya tahrifat, olumlu bir tespiti gerektirir. Yalnızca yabancı kurumdan cevap alınamaması hâlinde ise hangi iletişim yollarının kullanıldığı, ilgili ülke makamlarına başvurulup başvurulmadığı ve başvurucuya açıklama veya ek belge sunma imkânı tanınıp tanınmadığı önem kazanır.
Başvurucu da teyit sürecini bütünüyle idarenin yazışmasına bırakmamalıdır. Üniversitenin güncel iletişim bilgileri, çevrim içi doğrulama sistemi, öğrenci numarası ve resmî elektronik transkript imkânı bulunuyorsa bunlar dosyaya sunulabilir. Ancak doğrulamanın başvurucunun gönderdiği sıradan bir e-postaya değil, güvenilir ve resmî kaynağa dayanması gerekir.
Yurt dışında fiilî kalış süresi nasıl değerlendirilmektedir?
Örgün eğitim programlarında başvurucunun öğrenim gördüğü ülkede bulunup bulunmadığı, pasaportlar ve resmî giriş-çıkış kayıtları üzerinden incelenir.
Yönetmelik, öğrenim görülen ülkedeki bulunma süresinin her eğitim ve öğretim dönemi bakımından, ilgili eğitim süresinin yüzde yetmişinden az olmamasını aramaktadır. Eğitim faaliyetlerinin dışında kalan tatil ve benzeri süreler hesaba dâhil edilmez.
Toplam öğrenim süresine bakmak bu düzenleme bakımından yeterli değildir. Bir dönemde uzun süre yurt dışında bulunulması, başka bir dönemdeki eksikliği kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İnceleme dönem bazında ve üniversitenin akademik takvimi esas alınarak yapılmalıdır. Uygulamada bazı hukuk denklik dosyalarında, ilgili akademik takvimin dönem yapısına bağlı olarak 49 günlük fiilî kalış hesabıyla karşılaşılabilmektedir. Bu sayı bütün dosyalar için değişmez bir ölçü değildir; yüzde yetmiş oranı her dönemin somut eğitim süresine göre hesaplanmalıdır.
Pasaport kaydındaki eksikliğin mutlaka öğrencinin eğitime katılmadığını gösterip göstermediği ise dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Çift vatandaşlık, farklı pasaport kullanılması, sınır geçiş kayıtlarındaki eksiklikler veya kişinin öğrenim ülkesinde sürekli ikamet etmesi gibi durumlar ayrıca belgelendirilebilir.
Vize engeli, ağır hastalık, üniversitenin resmî devam muafiyeti veya belirli bir dönemde eğitimin uzaktan yürütülmesi kendiliğinden fiilî kalış şartını ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte bu durumların tarihleri ve eğitim sürecine etkisi somut belgelerle ortaya konulmuşsa, idari ve yargısal değerlendirmede göz ardı edilmemesi gerekir.
Örgün eğitim, uzaktan öğretim ve dışarıdan eğitim aynı değildir
Denklik hukukunda eğitim biçiminin doğru nitelendirilmesi önemlidir.
Yönetmelik, uzaktan öğretim programları için ayrı bir inceleme rejimi öngörmektedir. Programın dili, kazanımları, kredi miktarı ve aynı alandaki örgün eğitim programıyla uyumu ayrıca değerlendirilir. Gerektiğinde başvurucu SYBS işlemlerine tabi tutulabilir.
Buna karşılık uzaktan öğretim kapsamı dışında kalan, devam zorunluluğu bulunmayan açık öğretim veya dışarıdan eğitim yoluyla alınan diplomalar hakkında ret kararı verilebilir.
Bir programın internet üzerinden bazı dersler yürütmesi, onun bütünüyle uzaktan öğretim programı olduğunu göstermeyebilir. Özellikle pandemi döneminde geçici olarak çevrim içi yürütülen dersler ile kuruluşundan itibaren uzaktan öğretim olarak tasarlanmış programlar birbirinden ayrılmalıdır. Karar, programın fiilen ve hukuken hangi öğretim biçiminde yürütüldüğü belirlendikten sonra verilmelidir.
Dünya sıralamalarındaki ilk 400 ve ilk 1000 ölçütleri aynı değildir
Dünya üniversite sıralamalarına ilişkin kurallar denklik uygulamasında sıkça birbirine karıştırılmaktadır.
Yönetmelik, diğer şartlar ve YÖK’ün eğitim niteliğine ilişkin değerlendirme yetkisi saklı olmak üzere, yükseköğretime başlanılan yılda Kurul tarafından esas alınan dünya üniversite sıralamalarının en az üçünde ilk 400’de yer alan kurumlardan alınan diplomalar için SYBS uygulanmaksızın denklik imkânı öngörmektedir.
Buradaki sıralamalar alan veya bölüm sıralamaları değil, dünya üniversite genel sıralamalarıdır. Ayrıca üniversitenin başvuru tarihindeki değil, kişinin yükseköğretime başladığı yıldaki sırası esas alınır. YÖK’ün ilgili duyurularında ARWU, CWTS Leiden, QS ve Times Higher Education sıralamaları kullanılmaktadır.
İlk 400 dışında bulunan üniversitelerden alınan diplomalara denklik verilemeyeceği yönünde bir kural yoktur. Dersler, kazanımlar, uygulamalar, staj ve projeler yeterli bulunursa bu diplomalar için de SYBS uygulanmaksızın denklik kararı verilebilir.
Tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk alanlarında kullanılan en az iki sıralamada ilk 1000’de bulunma ölçütü ise farklı bir düzenlemedir. Bu koşulun sağlanması doğrudan denklik sonucunu doğurmaz. Başvurunun kabul edilerek kişiye özgü biçimde incelenmesini sağlar; inceleme sonunda sınav, ders veya başka bir SYBS işlemi uygulanmasına karar verilebilir.
Dolayısıyla ilk 1000’de bulunmak, doğrudan denklik anlamına gelmez; ilk 400 ve ilk 1000 kuralları aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Sıralama ve merkezi yerleştirme sınavına ilişkin kurallar değerlendirilirken geçiş hükümleri de kontrol edilmelidir. Özellikle 15 Mart 2024 ve 24 Mayıs 2024 tarihli değişikliklerden önce ilgili programa kayıt yaptıranlar hakkında bazı eski hükümlerin uygulanmaya devam etmesi veya yeni ret sebeplerinin uygulanmaması söz konusu olabilir. Güncel yönetmelik hükmünün geçmişte kayıt yaptırmış herkese doğrudan uygulanması doğru değildir.
28 Şubat 2026 değişikliği ne getirdi?
28 Şubat 2026 tarihli Yönetmelik değişikliği, denklik başvurularında eğitim diline ilişkin iki istisna getirmiştir.
Genel kural olarak başvurucudan, öğrenim gördüğü programın dilinde YÖK tarafından kabul edilen sınavlardan belirlenen puan veya belgenin sunulması istenebilir. Yeni düzenlemeye göre programın eğitim dili başvurucunun ana diliyle aynıysa bu belge istenmez.
Benzer istisna; yabancı dil ve edebiyat, ilgili dilin öğretmenliği, filoloji ile mütercim-tercümanlık alanları bakımından da kabul edilmiştir. Bu alan veya program dili başvurucunun ana diliyle aynıysa ayrıca yabancı dil puanı aranmaz.
Düzenlemede “vatandaşlık” veya “ülkenin resmî dili” yerine “ana dili” ölçütü kullanılmıştır. Belirli bir ülkenin vatandaşı olmak, kişinin ana dilinin mutlaka o ülkenin resmî dili olduğu anlamına gelmez. Birden fazla dilin konuşulduğu ülkeler ve çift uyruklu başvurucular bakımından ana dilin hangi belge ve ölçütle tespit edileceği uygulamada ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu değişiklik yalnızca dil şartına ilişkindir. Dünya sıralaması, başarı sıralaması veya diğer denklik ölçütlerini değiştirmemiştir.
BAD Komisyonu görüşü kararın kendisi değildir
YÖK, akademik ve teknik değerlendirme gereken dosyalarda Bilim Alanı Danışma Komisyonundan (BAD Komisyonu) veya üniversitelerden görüş alabilir.
BAD Komisyonunun görüşü, kararın hazırlanmasına yardımcı olan bilimsel bir değerlendirmedir. Başvuruyu kesin olarak sonuçlandıran idari işlem değildir. Dosya hakkında ön inceleme raporu hazırlanır, ilgili Komisyon tarafından nihai rapor oluşturulur ve karar YÖK Yürütme Kurulunca alınır.
Bu ayrım özellikle olumsuz kararlarda önemlidir. Başvurucuya yalnızca “BAD Komisyonu görüşü doğrultusunda” şeklinde bir açıklama yapılması, hangi dersin, kredinin, stajın veya kazanımın yetersiz bulunduğunu göstermeyebilir.
Bilimsel görüşün denetlenebilir olması için karşılaştırmaya hangi Türk yükseköğretim programının esas alındığı ve başvurucunun hangi ders ve kazanımlarının incelendiği işlem dosyasından anlaşılabilmelidir. Eksik görülen temel alanlar ile bu eksikliğin neden doğrudan denklik yerine SYBS veya ret gerektirdiği de aynı açıklıkla gösterilmelidir.
“Bilimsel değerlendirme” ifadesi, eksik veya dosyayla bağlantısı kurulamayan bir incelemeyi yargısal denetimden koruyan bir kavram değildir.
Denklik incelemesinde hangi kararlar verilebilir?
Denklik incelemesi her zaman kabul veya ret şeklinde iki sonuçtan biriyle tamamlanmaz. Dosyanın içeriğine göre üç temel karar türü ortaya çıkabilir.
SYBS uygulanmaksızın denklik
Programın temel kazanımları, teorik ve uygulamalı dersleri, stajları ve projeleri yeterli bulunursa başvurucu SYBS işlemlerine tabi tutulmadan denklik alabilir. Bunun için üniversitenin mutlaka ilk 400 içerisinde bulunması gerekmez. Sıralama dışındaki programlar da akademik inceleme sonucunda yeterli bulunabilir.
Seviye ve Yeterlik Belirleme Sistemi uygulanması
Eğitimde giderilebilir nitelikte eksiklik veya tereddüt belirlenmişse başvurucu Seviye ve Yeterlik Belirleme Sistemi (SYBS) kapsamındaki işlemlerden birine veya birkaçına tabi tutulabilir.
SYBS kapsamında;
- seviye tespit sınavı,
- ilmi hüviyet tespiti,
- ders tamamlama,
- staj tamamlama,
- pratik eğitim,
- klinik uygulama,
- proje
gibi yöntemler uygulanabilir.
SYBS kararı bir ret kararı değildir; henüz verilmiş bir denklik belgesi de değildir. Tespit edilen akademik farkın giderilmesi veya başvurucunun yeterliğinin ölçülmesi amacıyla kurulan tamamlayıcı bir süreçtir.
Uygulanacak yöntemin dosyada belirlenen eksiklikle bağlantılı olması gerekir. Esas eksiklik uygulamalı eğitim veya staj alanındaysa yalnızca teorik sınav öngörülmesinin; sınırlı sayıdaki ders yönünden farklılık bulunuyorsa bütün alanı kapsayan ağır bir sınav uygulanmasının gerekçesi açıklanabilmelidir. İdarenin seçtiği SYBS işlemi, tespit edilen eksikliğe uygun ve ölçülü olmalıdır.
Denklik talebinin reddedilmesi
Kurum veya programın tanınmaması, eğitimin alan ve derece bakımından Türk yükseköğretim sistemindeki bir programa denk görülmemesi, fiilî kalış süresinin yetersiz bulunması, gerekli dil şartının karşılanmaması veya belirli alanlarda geçerli sıralama ve merkezi sınav şartlarının sağlanmaması ret sonucunu doğurabilir.
Eksik belgenin verilen sürede tamamlanmaması hâlinde başvurunun iadesi ile başvurunun esas yönünden incelenerek reddedilmesi de birbirinden ayrılmalıdır. İade kararı çoğunlukla dosyanın usulen tamamlanmamasına; ret kararı ise başvurunun maddi veya hukuki şartları taşımadığı değerlendirmesine dayanır.
Ret veya SYBS kararının gerekçesi dosyaya özgü olmalıdır
Denklik kararının gerekçesinden, YÖK’ün hangi maddi ve hukuki sonuca nasıl ulaştığı anlaşılabilmelidir.
“Eğitim yetersiz görülmüştür”, “program kazanımları uygun bulunmamıştır” veya “bilimsel görüş doğrultusunda karar verilmiştir” şeklindeki ifadeler, yeterli bir akademik karşılaştırma ortaya koymaz. Hangi temel dersin, kredinin, uygulamanın veya yeterliğin eksik görüldüğü belirlenmelidir.
Özellikle kapsamlı ders içerikleri ve staj belgeleri sunulmuşsa bunların değerlendirmeye alınıp alınmadığı işlem dosyasından görülebilmelidir. Başvurucuya ait olmayan veriler, farklı bir eğitim yılına ilişkin program içeriği veya başka kampüsün müfredatı karşılaştırmaya esas alınmamalıdır.
Eksiklik gerçekten varsa bunun hiç bulunmadığını ileri sürmek yerine, eksikliğin niteliği ve sonucu tartışılmalıdır. Her akademik farklılık ret gerektirmez. Farkın doğrudan denklik verilmesine engel olup olmadığı ve SYBS yoluyla giderilip giderilemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Lizbon Tanıma Sözleşmesi otomatik denklik sağlamaz
Türkiye’nin taraf olduğu Lizbon Tanıma Sözleşmesi, yabancı yükseköğretim yeterliliklerinin adil, şeffaf ve ayrımcı olmayan bir değerlendirmeye tabi tutulmasını amaçlamaktadır.
Sözleşme kapsamındaki değerlendirmelerde temel ölçütlerden biri önemli fark kavramıdır. Yabancı eğitim programının Türkiye’deki programla birebir aynı olmaması, tek başına tanımanın veya denkliğin reddedilmesi için yeterli değildir. Sonuca etkili önemli farkın ne olduğu somut biçimde ortaya konulmalıdır.
Bununla birlikte Sözleşme bütün yabancı diplomaların otomatik olarak denk kabul edilmesini öngörmez. Asgari eğitim süresi, kredi, program düzeyi ve ulusal mevzuattaki diğer şartlar incelenmeye devam eder. Meslek icrasına izin veren ve özel kurallara tabi alanlar bakımından da ilgili ulusal düzenlemeler uygulanır.
Sözleşmenin denklik uyuşmazlıklarındaki asıl etkisi, farklılığın varsayılmasına değil açıklanmasına dayanmasıdır. İdare, önemli bulduğu farkı ders, kredi, kazanım veya uygulama düzeyinde gösterebilmelidir.
Denklik dosyasının uzun süre sonuçlandırılmaması
Denklik incelemesinin süresi ülkeye, programa, belge teyidine ve bilimsel görüş ihtiyacına göre değişebilir. Bununla birlikte başvurunun belirsiz süre boyunca hangi aşamada olduğu açıklanmadan bekletilmesi olağan kabul edilemez.
Gecikme hâlinde yeni bir denklik başvurusu açmak yerine öncelikle mevcut dosyanın tarihi ve sayısı belirtilerek;
- dosyanın hangi aşamada olduğu,
- eksik belge bulunup bulunmadığı,
- hangi kurumdan teyit beklendiği,
- BAD Komisyonu veya üniversite görüşü istenip istenmediği,
- karar verilmesini engelleyen işlemin ne olduğu
yazılı olarak sorulabilir.
Böylece gecikmenin başvurucudan, yabancı kurumdan veya idari değerlendirme sürecinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenebilir. Uzun süre karar verilmemesi hâlinde İYUK’un 10. maddesi kapsamındaki idari başvuru ve dava yolları, mevcut dosyanın tarihleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Denklik kararının yargısal denetimi
İdare mahkemesi YÖK’ün yerine geçerek ders karşılaştırması yapıp doğrudan denklik belgesi düzenlemez. Ancak YÖK’ün akademik takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığını denetler.
Bu kapsamda;
- doğru mevzuatın uygulanıp uygulanmadığı,
- kayıt ve başvuru tarihine ilişkin geçiş hükümlerinin dikkate alınıp alınmadığı,
- kurum ve program statüsünün doğru belirlenip belirlenmediği,
- yurt dışı kalış hesabının doğru yapılıp yapılmadığı,
- ders, staj ve uygulama belgelerinin incelenip incelenmediği,
- BAD Komisyonu görüşünün somut dosyayla bağlantılı olup olmadığı,
- tespit edilen eksiklik ile uygulanan SYBS işlemi arasında ölçülü bir ilişki bulunup bulunmadığı,
- ret gerekçesinin açık ve denetlenebilir olup olmadığı
incelenebilir.
Mahkemenin kararı iptal etmesi, her durumda başvurucuya doğrudan denklik verilmesi anlamına gelmez. YÖK, iptal gerekçesini dikkate alarak dosyayı yeniden değerlendirmek zorundadır. Ancak yeni değerlendirmede mahkemenin hukuki ve maddi tespitleri göz ardı edilerek aynı kararın tekrarlanması, yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi sayılmaz.
Sağlıklı bir denklik incelemesi diplomanın adına değil, başvurucunun gerçekte aldığı eğitime yönelir. Başvurucu da diplomanın yanında eğitimin süresini, içeriğini, öğretim biçimini ve kazandırdığı yeterlikleri ortaya koyan bütünlüklü bir akademik dosya sunmalıdır.
Bir denklik avukatı dosyayı diploma ve transkriptle sınırlı tutmamalı; tanıma, müfredat, eğitim biçimi, yurt dışı kalış süresi, geçiş hükümleri ve gerekçe unsurlarını aynı hukuki çerçevede incelemelidir. Denklik uyuşmazlığını üstlenen YÖK avukatı da idarenin akademik değerlendirmesini veri kabul etmekle yetinmeyip bu değerlendirmenin somut dosya belgelerine, doğru mevzuata ve denetlenebilir bir gerekçeye dayanıp dayanmadığını araştırmalıdır.
Hukuki uyuşmazlık çoğu zaman, dosyada bulunan eğitim ile idari kararın gerekçesi arasındaki bağın kurulamadığı noktada doğar.
Av. Arb. Şuayp LEVENT
Yükseköğretim Hukuku
www.levent.av.tr