Yükseköğretim hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık leventsuayp@gmail.com İletişim
Hakkımızda İletişim
İçeriğe geç
Yükseköğretim Hukuku

50/d Araştırma Görevlisinin Mezuniyetinden Sonra Görevi Ne Kadar Devam Eder?

50/d kadrosunda görev yapan bir araştırma görevlisi lisansüstü eğitimini tamamladığında, öğrencilik ile personel statüsü arasındaki bağ yeniden değerlendirilir.

Av. Arb. Şuayp LEVENTYükseköğretim Hukuku
50/d Araştırma Görevlisinin Mezuniyetinden Sonra Görevi Ne Kadar Devam Eder?

50/d kadrosunda görev yapan bir araştırma görevlisi lisansüstü eğitimini tamamladığında, öğrencilik ile personel statüsü arasındaki bağ yeniden değerlendirilir. Ancak uygulamada sıkça karşılaşılan “mezuniyetle birlikte kadro aynı gün sona erer” veya “doktora mezuniyetinden sonra iki yıl daha çalışma hakkı vardır” şeklindeki iki kesin ifade de tek başına doğru değildir. Hangi sonucun doğacağı; kişinin işlem tarihinde gerçekten 50/d kapsamında bulunmasına, tamamladığı programın düzeyine, mezuniyet tarihine ve ikinci yıl bakımından üniversitenin performans ölçütlerine bağlıdır.

İlk yapılması gereken, personelin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 50. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre mi, yoksa 33/a kapsamında mı çalıştığını kesinleştirmektir. Ardından tezli yüksek lisans, doktora, sanatta yeterlik veya Kanun’un Ek 38. maddesinde sayılan uzmanlık eğitimlerinden hangisinin tamamlandığı belirlenmelidir. Atama onayındaki bitiş tarihi, enstitünün mezuniyet kaydı ve üniversitenin ilişik kesme yazısı ancak bu hukuki çerçeve içinde anlam kazanır.

50/d kadrosunun lisansüstü öğrencilikle bağı

2547 sayılı Kanun’un 50. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, lisansüstü öğrenim yapan öğrencilerin her defasında bir yıl için öğretim yardımcılığı kadrolarından birine atanabilmesine imkân tanır. Bu düzenleme, 50/d atamasını lisansüstü öğrencilikten bütünüyle bağımsız bir personel statüsü olarak kurmamıştır. Atama süreli; kadronun hukuki dayanağı ise öğrencilikle bağlantılıdır.

Bununla birlikte, öğrenciliğin sona erdiği gün ilişiğin mutlaka derhâl kesileceği sonucu yalnızca 50/d bendinden çıkarılamaz. Mezuniyet sonrasındaki dönem, Kanun’un Ek 38. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Özel hüküm uygulanmadan tesis edilen bir ilişik kesme işlemi, kanunda tanınan devam süresini göz ardı etmiş olur.

Personelin elindeki bir yıllık atama onayı da tek başına belirleyici değildir. Atama onayında daha ileri bir tarih yazması, kanuni statünün her durumda o tarihe kadar süreceği anlamına gelmez; aynı şekilde mezuniyet tarihinin gelmesi, Ek 38’deki özel sürenin yok sayılmasına izin vermez. Atama işlemi, öğrencilik kaydı ve Ek 38 birlikte okunmalıdır.

2023 yılındaki 33/a geçişi bugün hâlâ açık bir yol değildir

9 Şubat 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7437 sayılı Kanun, 2547 sayılı Kanun’a Geçici Madde 84’ü ekledi. Düzenleme, o tarihte 50/d kapsamında çalışan ve maddede belirtilen lisansüstü eğitim şartlarını taşıyan araştırma görevlilerine, altı ay içinde talepte bulunmaları hâlinde 33/a kadrosuna atanma imkânı tanıdı. Bu, belirli bir tarihte mevcut personele yönelik geçici bir düzenlemeydi; süresiz biçimde başvurulabilecek genel bir 50/d’den 33/a’ya geçiş yolu değildi.

Bu sebeple personel dosyasında yalnızca geçmişteki 50/d kaydına bakmak yeterli olmaz. Geçici Madde 84 kapsamında verilmiş başvuru, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemleri, 33/a atama onayı, göreve başlama yazısı ve sonraki yenilemeler görülmelidir. Kişi usulüne uygun biçimde 33/a’ya atanmışsa mezuniyet sonrası durumu artık 50/d ve Ek 38 üzerinden değerlendirilemez.

33/a kadrosu da süresiz bir atama değildir. Kanun, araştırma görevlilerinin en çok üç yıl süreyle atanmasını ve aynı usulle yeniden atanabilmesini öngörür. Fakat 33/a bakımından öğrenciliğin bitmesi, 50/d’de olduğu gibi kadronun kurucu dayanağını ortadan kaldıran bir olay değildir. Dolayısıyla üniversitenin işlem gerekçesi, kişinin gerçek statüsüne göre kurulmalıdır.

Tezli yüksek lisans mezunları için altı aylık dönem

Ek 38’e göre 50/d kapsamında atanıp tezli yüksek lisans eğitimini tamamlayanların kadroyla ilişkisi en fazla altı ay daha devam eder. Bu süre içinde bir devlet yükseköğretim kurumunda, tamamlanan alanla ilgili doktora veya sanatta yeterlik eğitimine başlamayanların kadroyla ilişkisi kendiliğinden kesilir.

Burada başvuru yapmak ile eğitime başlamak arasındaki fark önemlidir. Doktora ilanına müracaat etmek, bilim sınavına girmek veya asil listede yer almak tek başına yeterli değildir. Kesin kayıt ve öğrenciliğin fiilen başlaması, altı aylık süre içinde gerçekleşmelidir. İlgili alanda program açılmaması ya da üniversitenin akademik takvimi geç ilan etmesi uygulamada ciddi güçlük yaratabilir; ancak kanunda bu sebeplerle altı aylık sürenin kendiliğinden duracağına ilişkin genel bir hüküm yoktur.

Başlanılan programın devlet yükseköğretim kurumunda yürütülmesi ve önceki eğitim alanıyla ilgili olması da ayrı şartlardır. “Alanla ilgili” olma, yalnız program adlarının harfiyen aynı olmasına indirgenemez. Anabilim dalı, program müfredatı, temel yeterlikler ve iki eğitim arasındaki akademik devamlılık değerlendirilmelidir. Üniversite alan ilgisini kabul etmiyorsa, hangi akademik farklılığın bu sonuca götürdüğünü yazılı olarak açıklamalıdır.

Altı aylık dönem, yüksek lisans mezununun her durumda altı ay daha çalıştırılacağı yönünde koşulsuz bir güvence olarak da okunamaz. Mevcut atama süresi, atama yenilemesi ve Ek 38’in ilişkiyi sürdürme etkisi somut personel dosyasında birlikte ele alınmalıdır. Buna karşılık üniversite, mezuniyet günü ilişik keserken kanunun açıkça tanıdığı süreyi yok sayamaz.

Doktora ve sanatta yeterlik sonrasında bir yıl, koşullu olarak ikinci yıl

Doktora, sanatta yeterlik veya Ek 38’de sayılan diş hekimliği, eczacılık ve veteriner hekimlikte uzmanlık eğitimlerinden birini tamamlayan 50/d araştırma görevlisinin kadroyla ilişkisi bir yıl uzatılır. Bir yıllık sürenin sonunda, kadronun bulunduğu yükseköğretim kurumunun performansa dayalı kriterlerini sağlayan kişinin kadrosu bir yıl daha devam ettirilebilir.

Kanunun kullandığı iki fiil bilinçli bir ayrım içerir. İlk yıl için “uzatılır”, ikinci yıl için “devam ettirilebilir” denilmiştir. İlk yılın başlaması üniversitenin performans puanına bağlanamaz. Şartları taşıyan 50/d araştırma görevlisi bakımından ilk yıl kanundan doğan bir uzatma dönemidir.

İkinci yıl ise otomatik değildir. Üniversitenin önceden belirlenmiş performans ölçütlerinin sağlanması ve yetkili makamın buna göre işlem kurması gerekir. Yine de “devam ettirilebilir” sözcüğü idareye sebepsiz karar verme serbestisi tanımaz. Kriterleri sağlayan bir araştırma görevlisinin ikinci yılı uzatılmıyorsa, hizmet gereklerine ve somut dosyaya dayanan gerekçe gösterilmelidir. Aynı durumdaki kişilere farklı ölçüt uygulanması eşitlik ve idari istikrar yönünden incelenebilir.

Doktora mezuniyetinden sonra doktor öğretim üyesi kadrosuna geçiş ise başka bir hukuki süreçtir. Ek 38’in ilk fıkrasında belirli bir oran ve performans çerçevesinde doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma imkânı bulunması, doktora diplomasının alınmasıyla kendiliğinden öğretim üyeliği kazanıldığı anlamına gelmez. Kadro, ilan, yetkili kurul ve atama şartları ayrıca yerine getirilir.

Mezuniyet tarihi hangi belgeye göre belirlenir?

Süre hesabının en sık tartışılan noktası mezuniyet tarihidir. Tez savunmasının yapıldığı gün, enstitü yönetim kurulunun karar tarihi, diplomanın basıldığı tarih ve mezuniyetin öğrenci otomasyonuna işlendiği gün birbirinden farklı olabilir.

Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği, tezli yüksek lisans ve doktora bakımından mezuniyet tarihini, tezin sınav jüri komisyonunca imzalanmış nüshasının teslim edildiği tarih olarak kabul eder. Sanatta yeterlikte de aynı yaklaşım geçerlidir. Ek 38 süresi yalnız savunma tutanağına veya diplomanın üzerinde yazan tarihe dayanılarak hesaplanmamalıdır.

Savunmada düzeltme verilmişse ilk savunma günü mezuniyet tarihi değildir. Düzeltme sonrası sınav, başarılı olma kaydı ve imzalı tez nüshasının teslimi ayrı belgelerdir. Tez zamanında teslim edildiği hâlde enstitü kararının daha sonra alınması veya otomasyon girişinin gecikmesi, kanuni sürenin idarenin iç yazışması kadar kaydırılmasına yol açmamalıdır.

Dosyada mezuniyet tarihi bakımından çelişki varsa enstitü kayıtları, tez teslim belgesi, elektronik yükleme tutanağı, ilişik kesme işlemi ve personel dairesinin esas aldığı tarih karşılaştırılmalıdır. Bir yıllık veya altı aylık dönemin başlangıcı açıkça gösterilmeden bitiş tarihi hukuken sağlıklı biçimde kurulamaz.

İkinci yıl performans kriterlerinin sınırları

Ek 38, bütün üniversiteler için tek bir yayın veya puan cetveli belirlememiştir. İkinci yılda, araştırma görevlisinin kadrosunun bulunduğu üniversitenin performansa dayalı kriterleri uygulanır. Ancak kriterin hangi organ tarafından kabul edildiği, ne zaman yürürlüğe girdiği ve personele ne zaman duyurulduğu önemlidir.

İlk yılın sonuna doğru geçmişe etkili biçimde getirilen ve önceki dönemde yerine getirilmesi fiilen mümkün olmayan yayın ya da proje şartları hukuki güvenlik sorununa yol açar. Ölçüt indeksli yayın arıyorsa hangi indekslerin kabul edildiği; çevrim içi ilk yayımın, DOI tahsisinin veya kabul yazısının yeterli olup olmadığı önceden anlaşılabilir olmalıdır. Proje bakımından başvuru, kabul, sözleşme ve fiilî başlangıç tarihleri aynı işlem değildir.

Değerlendirme komisyonu, adayın sunduğu faaliyeti puan dışı bırakıyorsa gerekçesini göstermelidir. Hakkında yalnızca etik iddia bulunan bir eserin kesin ihlal kararı varmış gibi değerlendirilmesi; aynı nitelikteki belgelerin bazı kişiler bakımından kabul edilip diğerleri bakımından reddedilmesi; kriterde bulunmayan ek şartların sonradan aranması işlemin sebep ve eşitlik unsurlarını tartışmalı hâle getirir.

İlişik kesme işlemi ve dava süresi

İlişik kesme veya ikinci yılı devam ettirmeme işlemi yazılı, gerekçeli ve denetlenebilir olmalıdır. Kararda personelin 50/d mi 33/a mı olduğu, hangi eğitimi hangi tarihte tamamladığı, Ek 38 süresinin hangi gün başlayıp bittiği ve varsa performans kriterinin nasıl uygulandığı anlaşılabilmelidir. Sosyal güvenlik çıkışı, maaşın kesilmesi ya da personel otomasyonunda kaydın pasife alınması, bu unsurları taşıyan idari işlemin yerine geçmez.

İptal davasında genel süre, özel bir düzenleme bulunmadıkça yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca süresi içinde yapılan kaldırma, geri alma veya değiştirme başvurusu dava süresini durdurabilir. Buna karşılık yalnızca belge istemek, insan kaynaklarına e-posta göndermek veya kurum içi görüşme yapmak her zaman bu nitelikte bir idari başvuru sayılmaz.

50/d araştırma görevlisi hakkında kurulan ilişik kesme işleminin bir yükseköğretim hukuku avukatı tarafından incelenmesinde yalnız nihai yazıya bakılması yeterli olmaz. İlk atamadan başlayarak bütün atama onayları, mezuniyet ve tez teslim kayıtları, varsa Geçici Madde 84 kapsamındaki geçiş dosyası, performans ölçütleri ve tebliğ tarihi birlikte ele alınmalıdır. Asıl mesele “50/d geçicidir” şeklindeki genel kabulü tekrarlamak değil, Kanun’un somut olay için tanıdığı devam süresini doğru kronolojiyle ortaya koymaktır.

Tezli yüksek lisans mezunu için altı aylık dönem ile doktora veya sanatta yeterlik sonrasındaki zorunlu ilk yıl ve koşullu ikinci yıl birbirinden ayrıldığında uyuşmazlığın çerçevesi belirginleşir. Üniversitenin takdir yetkisi bulunduğu yerlerde dahi statü, tarih ve performans değerlendirmesi dosyaya özgü bir gerekçeyle açıklanmalıdır.

Av. Arb. Şuayp LEVENT
Yükseköğretim Hukuku
www.levent.av.tr

Tüm makaleler