2026 Öğrenci Affından Kimler, Hangi Şartlarla Yararlanabilir?
2026 yılında yürürlüğe giren öğrenci affı, üniversiteyle ilişiği kesilmiş olanlara geçmişteki öğrenciliklerini bütün sonuçlarıyla geri vermemektedir.
2026 yılında yürürlüğe giren öğrenci affı, üniversiteyle ilişiği kesilmiş olanlara geçmişteki öğrenciliklerini bütün sonuçlarıyla geri vermemektedir. Getirilen hak daha sınırlı ve somuttur: Kanunda belirtilen şartları taşıyan kişi, süresi içinde başvurarak yeniden öğrenci statüsü kazanabilir ve 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında öğrenimine başlayabilir.
Düzenlemenin dayanağı, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7592 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen Geçici Madde 85’tir. Yükseköğretim Genel Kurulu da 12 Ağustos 2026 tarihli toplantısında maddenin uygulanmasına ilişkin ilkeleri belirlemiştir.
Bu iki metnin hukuki yeri birbirinden ayrılmalıdır. Kapsamı ve temel hakkı kanun belirler. YÖK Uygulama İlkeleri, üniversitelerin kayıt, intibak, ücret ve yatay geçiş işlemlerinde izleyecekleri yolu açıklar. Üniversite duyurusu ise başvurunun nereye, hangi yöntemle ve hangi belgelerle yapılacağını gösterir. Kurumun ilanı, kanunda bulunmayan yeni bir yararlanma yasağı yaratamaz.
Kapsama giren öğrenciler
Geçici Madde 85 iki ana grubu kapsar. İlk grupta hazırlık, intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans veya lisansüstü öğrenim görürken üniversiteyle ilişiği kesilenler bulunur. İlişiğin öğrencinin kendi isteğiyle kesilmiş olması başvuruya engel değildir. Kayıt sildirenler, azami süreyi dolduranlar, başarısızlık veya devamsızlık nedeniyle öğrencilikleri sona erenler, kanunda sayılan istisnalardan biri bulunmadıkça düzenlemeden yararlanabilir.
İkinci grup, bir yükseköğretim programını kazanarak kayıt hakkı elde ettiği hâlde kayıt yaptırmayanlardır. Bu kişiler fiilen öğrenci olmamış olsa bile geçmişte kesinleşmiş bir kayıt hakkına dayanırlar. Hangi yerleştirme veya kabul işleminin esas alındığı, programın adı, öğrenim türü ve o tarihte kayıt hakkının gerçekten doğup doğmadığı belge üzerinden belirlenir.
YÖK Uygulama İlkeleri, 9 Aralık 2026 tarihinden önce ilişiği kesilenleri de kapsam içinde değerlendirmektedir. İlişik kesme kararının alındığı tarih, öğrenci bilgi sistemine işlendiği tarih ve tebliğ tarihi birbirinden farklıysa dosya bu tarihlerden yalnız biri üzerinden sonuçlandırılmamalıdır. Üniversitenin hangi işlemi esas aldığı yazılı karardan anlaşılmalıdır.
Kanundaki kapsam dışı hâller
Kanun geniş bir dönüş imkânı tanımış; fakat bazı ilişik kesme sebeplerini açıkça kapsam dışında bırakmıştır. Terör suçu ile Türk Ceza Kanunu’nun 81, 82, 83, 94, 95, 96, 102, 103 ve 188’inci maddelerinde düzenlenen suçlardan mahkûm olanlar; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 71’inci maddesindeki suçlar nedeniyle mahkûm edilenler; sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilen veya kayıt sırasında sahte belge verenler bu haktan yararlanamaz. Terör örgütleriyle yahut Millî Güvenlik Kurulunca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibat nedeniyle ilişiği kesilenler de kapsam dışındadır.
Polis Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile Millî Savunma Üniversitesinin kanunda sayılan okul ve enstitüleri için ayrıca istisna getirilmiştir. Bu kurumlar nam ve hesabına başka bir yükseköğretim kurumunda okurken ilişiği kesilenler de aynı hüküm çerçevesinde değerlendirilir.
İstisnalar benzerlik kurularak genişletilemez. Özellikle “kayıt işlemi hukuka uygun değildi” gibi genel bir gerekçeyle verilen ret kararında, başvurucunun fiilinin kanundaki hangi istisnaya karşılık geldiği açıklanmalıdır. Üniversitenin geçmişte yaptığı bir kayıt hatası ile öğrencinin sahte belge sunması aynı hukuki durum değildir. Ceza mahkûmiyetine dayanılan dosyalarda da hükmün türü, kesinleşme durumu ve ilişik kesme kararının gerçek sebebi görülmeden yalnız adli sicil kaydındaki bir ifadeyle sonuca gidilmemelidir.
Başvuru süresi ve başvurulacak kurum
Geçici Madde 85, yürürlük tarihinden itibaren dört aylık süre öngörür. Buna göre genel son başvuru tarihi 9 Aralık 2026’dır. İlişiği kesilen kişi ayrıldığı yükseköğretim kurumuna; kayıt hakkını hiç kullanmayan kişi ise kayıt hakkı kazandığı kuruma başvurur. Program başka bir üniversiteye aktarılmışsa devralan kurum, kapatılmış vakıf yükseköğretim kurumlarında ise YÖK’ün belirlediği koordinatör üniversite muhatap olabilir.
Üniversiteler başvuruyu elektronik ortamda, şahsen, posta yoluyla veya yetkili temsilci aracılığıyla alabilir. Bu yöntemlerden hangisinin kabul edildiği ilgili kurumun güncel duyurusundan kontrol edilmelidir. Başvuru hangi yolla yapılırsa yapılsın teslim tarihi, başvuru numarası ve sisteme yüklenen belgeler korunmalıdır. Güz yarıyılında derse başlayabilmek için ilan edilen erken kayıt tarihi ile kanundaki dört aylık başvuru süresi aynı şey değildir. Erken tarihin geçirilmesi, kurumun takvimine göre öğrenime bahar yarıyılında başlanmasına yol açabilir; fakat kanundaki başvuru hakkını ilan yoluyla ortadan kaldıramaz.
Kanunun yürürlüğe girdiği 9 Ağustos 2026 tarihinde askerlik görevini yapanlar için özel bir süre vardır. Bu kişiler terhislerini izleyen iki ay içinde başvurabilir. Hüküm, kanunun yürürlüğünden sonra askere alınan herkese terhis tarihinden başlayan yeni bir süre tanımamaktadır. Yeniden kayıt da askerlik ertelemesini kendiliğinden sağlamaz; erteleme, 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 20’nci maddesindeki yaş ve öğrenim şartlarına göre ayrıca incelenir.
YÖK Uygulama İlkeleri, dört aylık dönemde mücbir sebep nedeniyle başvuramayanların engelin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde müracaat edebilmesini öngörmektedir. Sağlık mazereti bakımından heyet raporunun süresinde sunulmasına ilişkin ayrıca usul belirlenmiştir. Bu yolların uygulanabilmesi için mazeretin yalnız ileri sürülmesi değil, başvuruyu fiilen engellediğinin tarihleriyle belgelenmesi gerekir.
Yabancı ve uluslararası öğrencilerin durumu
Geçici Madde 85’te vatandaşlığa dayalı genel bir sınırlama yoktur. Türkiye’de bir programa uluslararası öğrenci kontenjanından kabul edilmiş yabancı öğrenci de ilişiği kesilmiş veya kayıt hakkını kullanmamışsa, diğer şartları taşımak kaydıyla öğrenci affına başvurabilir. Üniversitelerin duyurularında yabancı uyruklu başvuruculardan pasaport ve gerektiğinde yabancı ülke adli sicil belgesi gibi ek evrak istenebilir. Belge listesindeki bu farklılık, kanundaki kapsamı daraltan ayrı bir vatandaşlık şartı olarak yorumlanamaz.
Ancak af hakkı, ilk kaydın hukuki temelinden bağımsız düşünülmemelidir. Öğrencinin eski kabulü geçici belgeyle yapılmış ve kesin kayıt şartları hiç tamamlanmamışsa, gerçekten kazanılmış bir kayıt hakkı bulunup bulunmadığı araştırılır. Buna karşılık kayıt tamamlandıktan ve öğrencilik statüsü kurulduktan sonra yalnız pasaportun yenilenmesi, yabancı kimlik numarasının değişmesi veya kişinin başka bir vatandaşlık kazanması, dosyanın başka bir kişiye ait olduğu sonucunu doğurmaz. Eski ve yeni kimlik belgeleri arasındaki bağın resmî kayıtlarla kurulması gerekir.
Türk vatandaşlığından çıktıktan veya çıkarıldıktan sonra yabancı statüsüne geçen kişiler bakımından eski öğrencilik kaydı ile güncel hukuki statü ayrı ayrı incelenir. İlk kaydın hangi kabul türüne dayandığı, ilişik kesme sebebi ve eski kayıtla güncel kimlik arasındaki bağ belirlenmeden yalnız güncel pasaport bilgisine bakılarak kabul veya ret kararı verilemez. Vatandaşlık statüsündeki değişiklik, tek başına af hakkının varlığını ya da yokluğunu göstermez.
Öğrenci affı kapsamında yeniden kayıt, yabancının Türkiye’ye giriş yasağını kaldırmaz; vize veya öğrenci ikamet iznini kendiliğinden vermez. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca öğrenci ikamet izni ayrı bir idari işlemdir. Hakkında geçerli sınır dışı etme ya da giriş yasağı bulunan, pasaport süresi yetersiz olan veya öğrenci ikamet izni şartlarını sağlayamayan kişi üniversiteden kayıt hakkı kazansa bile Türkiye’ye giriş ve ülkede kalış yönünden sorun yaşayabilir.
Bu ayrım özellikle yurt dışında bulunan öğrenciler için önemlidir. Üniversitenin vekâleten veya çevrim içi başvuru kabul etmesi, dört aylık sürenin korunmasını sağlayabilir; fakat eğitime fiilen başlamak için vize, ikamet ve programın devam koşulları ayrıca yerine getirilmelidir. Kayıt kabul belgesi, Göç İdaresi nezdindeki işlemlerde kullanılabilir; yine de ikamet izninin verileceği konusunda üniversitenin güvence vermesi mümkün değildir.
Yabancı öğrencinin eski ikamet izni sona ermiş veya iptal edilmişse, aftan yararlanması önceki izni geçmişe dönük olarak canlandırmaz. Türkiye’de kalış öğrenci ikamet iznine dayandırılacaksa yeni öğrencilik kaydının ilgili makamlara bildirilmesi ve güncel başvurunun yapılması gerekir. Kişinin başka bir ikamet türü, uluslararası koruma ya da geçici koruma statüsü varsa kayıt işlemi, o statünün kendi kurallarıyla birlikte değerlendirilir.
Dil yeterliği, ücret ve burs eski hâliyle dönmez
Yeniden kayıt hakkı, programın yürürlükteki bütün akademik şartlarını ortadan kaldırmaz. Öğretim dili sonradan değişmişse, öğrencinin eski hazırlık durumu ve güncel yeterlik belgeleri incelenir. YÖK Uygulama İlkeleri, yabancı dilde öğretime geçen programlarda yeterliği karşılayamayan öğrenci için Türkçe program seçeneğinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler içerir. Uygun Türkçe programın bulunmaması hâlinde giriş yılındaki puan ve tercihler önem kazanabilir.
Uluslararası öğrenciler yönünden Türkçe yeterlik de ayrıca gündeme gelebilir. İlk kayıtta sunulan belgenin süresi, öğrencinin hazırlıkta başarılı olup olmadığı ve üniversitenin güncel düzenlemesi birlikte ele alınmalıdır. Af, daha önce kazanılmış ve geçerliliğini koruyan yeterliği yok sayma yetkisi vermediği gibi, hiç sağlanmamış dil şartını da kendiliğinden kaldırmaz.
Yeniden kayıt tarihinden önceki yıllar için katkı payı veya öğrenim ücreti istenmemesi, 2026-2027 yılına ait güncel ücretin alınamayacağı anlamına gelmez. Uluslararası öğrenci ücreti, program ve kayıt statüsüne göre ilgili yıl için belirlenir. Vakıf üniversitesinde önceki burs veya indirim de kanun gereği otomatik biçimde geri dönmez; bursun sürüp sürmeyeceği üniversitenin yetkili kurul kararı, ilk kayıt belgesi ve burs koşulları üzerinden belirlenir.
İntibak kararı öğrencinin nereden devam edeceğini belirler
Başvurunun kabulü, öğrencinin ayrıldığı sınıfa aynen döneceği veya geçmişte aldığı bütün derslerin sayılacağı anlamına gelmez. Üniversite, eski transkript ile yürürlükteki müfredatı karşılaştırarak intibak kararı verir. Dersin adı kadar içeriği, kredi veya AKTS değeri, teorik ve uygulamalı saatleri, stajı ve başarı notu önemlidir.
Program kapanmış, başka üniversiteye aktarılmış veya ikinci öğretim sona ermiş olabilir. Böyle bir durumda devralan kurum, eşdeğer program veya uygun birinci öğretim seçeneği değerlendirilir. Kararda, öğrencinin hangi programa ve yarıyıla yerleştirildiği, hangi derslerinin kabul edildiği ve hangilerini tamamlaması gerektiği açıkça gösterilmelidir.
YÖK Uygulama İlkelerine göre aftan yararlanarak kayıt yaptıranların azami öğrenim süreleri yeniden kayıt tarihinden itibaren başlar. Bu, önceki derslerin silindiği anlamına gelmez. Azami sürenin başlangıcı ile ders intibakı farklı meselelerdir. Öğrencinin kalan yükümlülükleri ancak intibak işlemi sonunda belirlenebilir.
Lisansüstü öğrencilerde aynı inceleme; dersler, seminer, yeterlik, tez önerisi, tez izleme ve danışmanlık kararları üzerinden yapılır. Eski tez konusunun veya danışmanın kendiliğinden devam ettiği varsayılmamalıdır. Enstitü, programın güncel müfredatı ile öğrencinin tamamladığı aşamaları ayrı ayrı karara bağlamalıdır.
Af kapsamında yatay geçişin sınırları
Geçici Madde 85, aftan yararlanarak ayrıldığı kuruma kayıt yaptıranlardan, giriş yılındaki ÖSYS veya YKS puanı geçmek istediği aynı ya da farklı diploma programının aynı türden taban puanını karşılayanlara yatay geçiş talebinde bulunma imkânı verir. Önce af başvurusunun kabul edilmesi ve yeniden kayıt yapılması, sonra yatay geçiş talebinin değerlendirilmesi gerekir. Doğrudan başka üniversiteye af başvurusu yoluyla kayıt sistemi kurulmamıştır.
Puanın yeterli olması da tek başına kabul sonucu doğurmaz. Farklı diploma programına alınacak öğrenci sayısı, programın mevcut öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınarak belirlenir; usulü üniversite senatosu düzenler. YÖK Uygulama İlkelerine göre örgün programlardaki bu özel yol 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında uygulanır. Sonraki dönemlerde genel yatay geçiş hükümleri devreye girer.
Uluslararası öğrenci kontenjanıyla kabul edilen ve ÖSYS/YKS puanı bulunmayan kişiler yönünden kanundaki özel geçiş hükmü doğrudan uygulanamaz. TR-YÖS, üniversite sınavı veya yabancı diploma notu ile yapılan ilk kabul, kanunda aranan ÖSYS/YKS taban puanı karşılaştırmasının yerine kendiliğinden geçmez. Böyle bir öğrencinin başka programa veya üniversiteye geçişi, uluslararası öğrencilere ve genel yatay geçişe ilişkin güncel kurallar çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Üniversitenin af kaydını kabul etmiş olması, bulunmayan bir merkezî yerleştirme puanını var saymasını gerektirmez.
Açıköğretim için farklı bir düzenleme vardır. Afla öğrenci statüsü kazananlar, eşdeğer program bulunması ve ilgili üniversitenin ilan ettiği usule uymaları hâlinde Anadolu, Ankara, Atatürk veya İstanbul üniversitelerinin açıköğretim ön lisans ya da lisans programlarına geçiş isteyebilir. Lisansüstü yatay geçişlerde ise merkezî puan karşılaştırmasından ziyade Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ile üniversitenin lisansüstü mevzuatı uygulanır.
Ret, intibak ve yatay geçiş kararlarının ayrı ayrı incelenmesi
Af başvurusunun reddi ile başvurusu kabul edilen öğrencinin bazı derslerinin sayılmaması aynı işlem değildir. Benzer biçimde yeniden kayıt yapılması, yatay geçiş talebinin kabul edildiğini göstermez. Uyuşmazlıkta önce hangi kararın dava konusu olacağı belirlenmelidir: kapsam dışında bırakma, eksik belge nedeniyle başvurunun işleme alınmaması, kesin kayıt, intibak, ücret, burs, dil yeterliği veya yatay geçiş kararı farklı sebeplere ve farklı işlem dosyalarına dayanır.
Kararın yazılı olarak alınması bu nedenle önemlidir. Tebliğ tarihi, özel bir süre bulunmadıkça 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7’nci maddesindeki dava süresinin hesabını etkiler. Aynı Kanun’un 11’inci maddesine uygun biçimde işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi talebiyle süresinde yapılan başvuru işleyen dava süresini durdurabilir. Yalnız bilgi ve belge istemek ise her durumda aynı sonucu doğurmaz.
Öğrenci affı dosyasının sağlıklı incelenmesi, yalnız eski öğrenci belgesine bakılarak yapılamaz. İlişik kesme veya yerleştirme kararı, tebliğ tarihi, başvuru alındısı, kimlik ve vatandaşlık kayıtları, transkript, müfredat, dil belgeleri, ücret ve burs evrakı ile varsa ikamet ve giriş yasağına ilişkin kararlar birlikte görülmelidir. Af yatay geçişi isteniyorsa giriş yılı puanı ve hedef programın aynı yıldaki taban puanı da dosyaya eklenmelidir.
Başvurunun reddedildiği yahut af kaydı, intibak, ücret ve yatay geçiş kararlarının birbirine karıştığı dosyada, öğrenci affı avukatı bakımından ilk mesele hangi işlemin hangi tarihte kurulduğunu ve bildirildiğini ayırmaktır. Hukuki sorun çoğu zaman af hakkının varlığından değil, bu hakkın hangi kayıt, program ve statü üzerinde nasıl uygulanacağından doğar.
Av. Arb. Şuayp LEVENT
Yükseköğretim Hukuku
www.levent.av.tr