Yükseköğretim hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık leventsuayp@gmail.com İletişim
Hakkımızda İletişim
İçeriğe geç
YÜKSEKÖĞRETİM HUKUKU · DOÇENTLİK

Doçentlik Unvanının Geri Alınması ve Yargısal Denetim

Doçentlik unvanının geri alın­ma­sında açık hata, başvuru döneminin koşulları, dil belgesi ve yargısal denetim.

Av. Arb. Şuayp LEVENT · 18 Eylül 2026
Doçentlik Unvanının Geri Alınması ve Yargısal Denetim
Bu yazıda
  1. Baş­vu­ru­nun iptali ile verilmiş unvanın geri alınması
  2. Açık hata ile sonradan değişen değer­len­dirme
  3. Aynı dosyada verilen farklı Danıştay kararları
  4. Dil belgesine ilişkin geri alma kararında başvuru dönemi
  5. Etik iddia varsa unvanla bağ­lan­tısı gös­te­ril­meli
  6. Başvuru döne­min­deki dosya korunmalı
  7. Mah­ke­me­nin denet­le­ye­ceği işlem ve acil etkiler

Doçentlik unvanı veril­dik­ten yıllar sonra, başvuru dos­ya­sın­daki bir yayına veya başvuru koşuluna ilişkin yeniden inceleme yapı­la­bi­lir. Böyle bir ince­le­me­nin sonunda unvanın geri alınması, aka­de­mis­ye­nin mevcut görevini ve sonraki mesleki işlem­le­rini etki­le­ye­bi­lir. Hukuki uyuş­maz­lıkta önce, idarenin hangi işlemi geri aldığı ve unvanın baş­lan­gıçta neden hukuka aykırı veril­di­ğini ileri sürdüğü belir­len­me­li­dir.

Bir yayının bilimsel nite­li­ğine yönelik yeni eleştiri, başvuru tarihinde bulun­ma­dığı ileri sürülen zorunlu koşul ve bilimsel araştırma etiği ihlali farklı ince­le­me­ler gerek­ti­rir. Bunların hepsini “başvuru geçer­siz­miş” ifadesi altında toplamak, geri alma işleminin gerçek daya­na­ğını belirsiz bırakır. Unvanın kaza­nıl­ma­sına ilişkin koşullar ile kaza­nıl­mış unvanın hangi şartlarla geri alı­na­bi­le­ceği birlikte ince­len­me­li­dir.

Başvurunun iptali ile verilmiş unvanın geri alınması

Doçentlik Yönet­me­li­ği­nin 6. ve 7. maddeleri, başvuru sırasında asgari koşul­la­rın sağ­lan­ma­sını, eserlerin değer­len­di­ril­me­sini ve etik iddi­a­la­rın ince­len­me­sini ayrı aşamalar olarak düzenler. Başarılı bulunan adaya Üni­ver­si­te­le­ra­rası Kurul Yönetim Kurulu kararıyla unvan verilir. Henüz sonuç­lan­ma­mış bir baş­vu­ru­nun iptali ile bu kararın ardından kaza­nıl­mış unvanın geri alınması, kişinin hukuki durumu bakı­mın­dan aynı işlem değildir.

Başvuru aşa­ma­sın­daki bir hükme daya­nıl­ması hâlinde, bu hükmün daha önce verilmiş unvana hangi hukuki bağ­lan­tıyla uygu­lan­dığı açık­lan­ma­lı­dır. Geri alma kararında yetkili makam, dayanak düzenleme, tespit edilen eksiklik ve bu eksik­li­ğin unvanın veril­me­sine etkisi görü­le­bil­me­li­dir. Bir komisyon raporunun bulunması, tek başına bütün bu soruların cevap­lan­dığı anlamına gelmez.

Doçentlik unvanı ile bir üni­ver­si­te­nin doçent kadrosuna atanma işlemi de ayrı değer­len­di­ri­lir. Unvanın geri alın­ma­sına bağlı olarak üni­ver­site tara­fın­dan kadro, görev veya mali haklar hakkında başka işlemler kurul­muşsa, bunların her birinin hukuki durumu ve bildirim tarihi ayrıca incelenir. Yalnızca ilk işleme karşı açılmış dava, sonraki her işlemin süre ve talep sorununu ken­di­li­ğin­den çözmez.

Açık hata ile sonradan değişen değerlendirme

İdarenin hukuka aykırı işlem­le­rini geri ala­bil­mesi ile kişilerin idari işlemlere güve­ne­bil­mesi arasında bir denge kurulması gerekir. Danış­ta­yın geri almaya ilişkin yak­la­şı­mında yokluk, açık hata, hile ve gerçek dışı beyan gibi hâller özel önem taşır. Bu hâllerin bulunduğu kabul edil­di­ğinde, zamanın geçmiş olması her durumda koruma sağlamaz.

Ancak açık hata, idarenin sonradan vardığı her farklı kanaatin adı değildir. Başvuru tarihinde açıkça aranan bir koşulun bulun­ma­ması ile bilimsel bir eserin hangi kate­go­ride puan­la­na­ca­ğına ilişkin tartışma aynı şekilde ele alınamaz. İkinci durumda düzen­le­me­nin açıklığı, değer­len­dirme ölçüt­le­ri­nin belirli olup olmadığı ve idarenin daha önce aynı belgeyi nasıl değer­len­dir­diği önem kazanır.

Örneğin bir yayının başvuru tari­hin­den önce yayım­lan­mış olması zorun­luysa, yayın tarihine ilişkin maddi tespit uyuş­maz­lı­ğın mer­ke­zinde yer alır. Buna karşılık eserin özgünlüğü veya bilim alanına katkısı yeniden tar­tı­şı­lı­yorsa, hangi önceki değer­len­dir­me­nin hangi somut nedenle hukuka aykırı olduğu ortaya konul­ma­lı­dır. Bilimsel takdir fark­lı­lı­ğı­nın, başka bir açıklama yapıl­ma­dan, süresiz geri alma yetkisi doğurduğu kabul edilemez.

Aynı dosyada verilen farklı Danıştay kararları

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 1 Kasım 2021 tarihli, E.2021/507, K.2021/2138 sayılı kararı bu ayrımı somut­laş­tı­rır. Uyuş­maz­lıkta, başvuru tarihinde yayım­lan­mış özgün bilimsel kitap koşulunun sağ­lan­ma­dığı ileri sürülmüş; unvanın veril­me­sin­den yaklaşık üç yıl sonra geri alma işlemi kurul­muş­tur. Başvuru dosyasına kitabın kapağı konulmuş, çalışma daha sonra jüri üyelerine gön­de­ril­miş­tir.

Sekizinci Daire, 13 Şubat 2020 tarihli, E.2019/6495, K.2020/828 sayılı kararında, eserin jüri tara­fın­dan yasal inceleme süresi içinde teslim alın­ma­sını, bilimsel yeter­li­li­ği­nin kabulünü ve sürecin idarenin bilgisi altında yürü­tül­me­sini gözeterek aka­de­mis­yen lehine değer­len­dirme yapmıştır. İdari istikrar ve iyi niyetli kişinin korunması, bu gerekçede öne çıkmıştır.

Bölge idare mahkemesi ise başvuru tarihinde sağ­lan­ması gereken yayın koşulunun açık olduğunu ve koşul sağ­lan­ma­dığı hâlde sağlanmış izlenimi veril­di­ğini kabul ederek kararında ısrar etmiştir. Unvan veril­me­sini açık hata kap­sa­mında değer­len­di­ren bu karar, İdari Dava Daireleri Kurulunca oyçok­lu­ğuyla onan­mış­tır.

Dola­yı­sıyla aynı dosyadaki Sekizinci Daire kararını tek başına aktararak, üzerinden altmış gün geçen bütün doçentlik unvan­la­rı­nın koru­na­cağı söy­le­ne­mez. Somut uyuş­maz­lıkta nihai değer­len­dirme, geri alma işlemini hukuka uygun bulmuştur. Öte yandan bu karar, her asgari koşul tar­tış­ma­sı­nın açık hata sayı­la­cağı anlamına da gelmez. Kararın başka bir dosyaya uygu­la­na­bil­mesi için, koşulun açıklığı ve adayın beyanı dâhil belir­le­yici olguların gerçekten benzer olması gerekir.

Dil belgesine ilişkin geri alma kararında başvuru dönemi

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dai­re­si­nin 26 Haziran 2020 tarihli, E.2020/1086, K.2020/1614 sayılı kararı, 2014 Ekim döneminde kul­la­nı­lan TOEFL belgesi nedeniyle verilmiş unvanın geri alın­ma­sına iliş­kin­dir. Daire, başvuru sırasında yürür­lükte bulunan 15 Ekim 2012 tarihli ÜAK kararını ve daha sonra 2016’da getirilen iki yıllık geçerlik uygu­la­ma­sını ayırarak idarenin istinaf baş­vu­ru­sunu red­det­miş­tir.

Kararın belir­le­yici yönü, başvuru döneminde belgenin hangi kurala göre kabul edildiği ve açık hata bulunup bulun­ma­dı­ğı­dır. Daire, ilk derece kara­rın­daki belgenin süresinin dol­ma­sı­nın yabancı dil bil­gi­si­nin kaybı anlamına gel­me­ye­ceği yönündeki gerekçeyi ise karardan çıkar­mış­tır. Bu nedenle karar, süresi dolmuş her dil bel­ge­si­nin geçerli olduğu veya dil belgesine daya­nı­la­rak unvanın hiçbir zaman geri alı­na­ma­ya­cağı biçiminde okunamaz.

Kararda temyiz yolu açık gös­te­ril­miş­tir; sonraki kanun yolu sonucu doğ­ru­lan­ma­dan kesin­leş­tiği söy­le­ne­mez. Bu örnek ile 2021 tarihli İdari Dava Daireleri Kurulu kararı birlikte değer­len­di­ril­di­ğinde, unvanın kaç yıldır kul­la­nıl­dı­ğın­dan önce başvuru döneminin açık koşul­la­rı­nın ve adayın beyanının ince­len­mesi gerektiği görülür.

Etik iddia varsa unvanla bağlantısı gösterilmeli

Bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin değer­len­dir­mede hangi eserin hangi davranış nedeniyle tar­tı­şıl­dığı açık olmalıdır. İntihal, haksız yazarlık, verilerin çar­pı­tıl­ması veya yanlış beyan gibi iddi­a­la­rın her biri farklı maddi olgulara dayanır. Bir benzerlik oranı, tek başına bütün bu ihlal tür­le­ri­nin karşılığı olamaz. İnceleme, somut bölümler ve araştırma süre­cin­deki katkılar üzerinden yapıl­ma­lı­dır.

Aka­de­mis­ye­nin açık­la­ması da genel bir etik savun­ma­sıyla sınırlı kal­ma­ma­lı­dır. Atıfların nasıl yapıldığı, yayın­la­rın tarih sırası, yazar katkıları ve iddiaya konu verilerin kaynağı ilgili belgelere bağ­lan­ma­lı­dır. Başvuruda kul­la­nı­lan bir yayın tar­tı­şı­lı­yorsa, o yayının unvanın kaza­nıl­ma­sına etkisi ayrıca değer­len­di­ri­lir. Yalnızca puan top­la­mı­nın başka eserlerle tamam­la­na­bil­mesi, ileri sürülen etik iddiayı ken­di­li­ğin­den ortadan kaldırmaz; buna karşılık unvanın geri alınması için yapılan tespitle işlem arasında hukuki bağ kurulması gerekir.

Etik komis­yo­nun­daki değer­len­dirme, üni­ver­si­te­deki disiplin soruş­tur­ması ve ÜAK tara­fın­dan kurulacak unvana ilişkin işlem ayrı karar süreçleri doğu­ra­bi­lir. Birindeki rapor diğerinde delil olarak değer­len­di­ri­le­bilse de, her işlem kendi yetki ve usul koşul­la­rına uygun olmalıdır. Disiplin cezası veril­me­miş olması unvanın hiçbir şartta geri alı­na­ma­ya­ca­ğını gös­ter­me­diği gibi, bir disiplin cezası verilmesi de tek başına unvanın otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Başvuru dönemindeki dosya korunmalı

Geri alma uyuş­maz­lı­ğında en değerli belgeler çoğu zaman yıllar önce sisteme yüklenen başvuru beyan­na­mesi ve onun ekleridir. Sonradan gün­cel­len­miş bir özgeçmiş, başvuru tarihinde yapılan beyanın yerine geçmez. Baş­vu­ru­nun yapıldığı döneme ait koşullar, yükleme kayıtları, jüri raporları, komisyon kararları ve adaya gön­de­ri­len yazılar birlikte temin edil­me­li­dir.

Yayın tarihi tar­tı­şı­lı­yorsa kabul tarihi, çevrim içi yayım­lanma tarihi, cilt ve sayı tarihi veya kitabın basım tarihi ara­sın­daki farklar açık­lan­ma­lı­dır. Han­gi­si­nin esas alınacağı, o başvuru döne­min­deki düzenleme ve ölçütün metnine bağlıdır. Sonraki dönemde getirilen bir ölçüt, geçmiş baş­vu­ru­nun o tarihteki koşulunu ken­di­li­ğin­den değiş­tir­mez.

İdarenin belgeyi baştan beri bildiği ileri sürü­lü­yorsa, bu bilginin hangi kayıtla ortaya konulduğu gös­te­ril­me­li­dir. Aka­de­mis­ye­nin eksikliği açıkça bildirmiş olması ile belgenin dosyada bulun­ma­sına rağmen fark edilmemiş olması aynı şey değildir. Önceki jüri veya komisyon karar­la­rı­nın varlığı da hangi hususun gerçekten ince­len­diği belir­ti­le­rek değer­len­di­ril­me­li­dir.

Mahkemenin denetleyeceği işlem ve acil etkiler

Geri alma işlemine karşı davada; yetki, işlem sıra­sın­daki usul, dayanak alınan maddi olgu ve hukuki gerekçe denet­le­nir. Bilimsel uzmanlık gerek­ti­ren bir uyuş­maz­lıkta bilirkişi ince­le­mesi gere­ke­bi­lir. Böyle bir ince­le­mede sorunun doğru kurulması önemlidir. Bir yayının hangi koşulu kar­şı­la­yıp kar­şı­la­ma­dı­ğı­nın ince­len­mesi ile adayın bütün akademik yeter­li­li­ği­nin baştan değer­len­di­ril­mesi aynı kapsamı taşımaz. İdari işlemin hukuka uygun­lu­ğuna ilişkin nihai değer­len­dir­meyi mahkeme yapar.

Dava süresi, özel bir hüküm bulun­ma­dıkça, işlemin usulüne uygun yazılı bil­di­ri­mini izleyen günden itibaren altmış gündür. Elekt­ro­nik bildirim yapıl­mışsa, bil­di­ri­min hangi düzen­le­meye göre tebliğ sayıldığı ve ilgili sistem kaydı belir­len­me­li­dir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kap­sa­mında süresinde yapılan baş­vu­ru­nun süre üze­rin­deki etkisi de takvime işlen­me­li­dir. Bilgi ve belge istemek, tek başına geri alma işlemine karşı dava süresini koruyan bir başvuru sayıl­ma­ma­lı­dır.

Unvanın geri alın­ma­sına karşı dava açılması işlemi ken­di­li­ğin­den durdurmaz. Yürüt­me­nin dur­du­rul­ması talebinde, hukuka aykırılık iddi­a­sı­nın yanında mevcut kadroya, yürüyen bir atama sürecine veya somut akademik görevlere etkiler bel­ge­len­me­li­dir. İleride yaşa­na­bi­le­cek bütün ihti­mal­leri sıralamak yerine, hangi işlemin hangi tarihte neyi engel­le­diği gös­te­ril­me­li­dir.

Unvanı korumaya yönelik hukuki çalışma, baş­vu­ru­nun yapıldığı günkü koşulları bugünkü geri alma gerek­çe­siyle kar­şı­laş­tı­ra­rak ilerler. Adayın o tarihte neyi beyan ettiği, idarenin hangi bilgiyle karar verdiği ve sonradan ortaya çıkan hususun ne olduğu açıkça belir­len­me­li­dir. Yargısal denetimin ağırlık noktası, unvanın üzerinden kaç yıl geçtiği kadar, idarenin yıllar sonra bu unvanı hangi somut hukuki nedenle geri aldığıdır.

Mevzuat ve kararlar

Doçentlik Yönet­me­liği (m.6 ve 7); Danıştay İDDK, E.2021/507, K.2021/2138; 2577 sayılı Kanun. Ankara BİM 4. İDD’nin E.2020/1086, K.2020/1614 sayılı kararının kapsamı ayrıca açık­lan­mış­tır.

Av. Arb. Şuayp LEVENT
Yükseköğretim Hukuku
Tüm makaleler