Yükseköğretim hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık leventsuayp@gmail.com İletişim
Hakkımızda İletişim
İçeriğe geç
Disiplin ve Etik

Akademik Yayında Üretken Yapay Zekâ Kullanımının Hukuki ve Etik Sınırları

Akademik çalışmada üretken yapay zekâ; metin yazımının yanı sıra literatürün sınıflandırılması, kod önerisi, çeviri, dil düzeltmesi, veri temizleme, görsel üretimi ve hakem görüşlerine…

Av. Arb. Şuayp LEVENTYükseköğretim Hukuku
Akademik Yayında Üretken Yapay Zekâ Kullanımının Hukuki ve Etik Sınırları

Akademik çalışmada üretken yapay zekâ; metin yazımının yanı sıra literatürün sınıflandırılması, kod önerisi, çeviri, dil düzeltmesi, veri temizleme, görsel üretimi ve hakem görüşlerine cevap hazırlanması için de kullanılabiliyor. Bir tez veya makale hakkında yalnız “yapay zekâ kullanılmıştır” denilmesi, hukuki nitelendirme yapmaya yetmez.

İnceleme, aracın adından değil kullanım biçiminden başlamalıdır. Hangi araç, çalışmanın hangi aşamasında, hangi veriyle ve ne ölçüde kullanıldı? Çıktı bilimsel bulguya dönüştü mü, insan tarafından doğrulandı mı, kullanım açıklanması gereken bir kapsama ulaştı mı? Etik, disiplin, kişisel veri ve telif sorunları bu soruların cevaplarına göre ayrışır.

Bağlayıcı kural ile etik rehber birbirinden ayrılmalıdır

Bu alanda aynı dosyaya birden fazla düzenleme uygulanabilir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu bağlayıcı kanun hükümleridir. Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi etik fiilleri ve kurul usulünü; üniversite senatosu kararları ile enstitü kılavuzları kendi görev alanlarındaki akademik usulü düzenler. Dergi ve yayıncı politikaları ise eserin kabulü, düzeltilmesi veya geri çekilmesi bakımından önem taşır.

YÖK Genel Kurulunun 18 Nisan 2024 tarihli kararıyla uygun bulunan Üretken Yapay Zekâ Kullanımına Dair Etik Rehber; şeffaflık, dürüstlük, özen, mahremiyet, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerini ortaya koyar. Rehber önemli bir kurumsal ölçüttür, ancak kanun veya yönetmelik değildir; rehberden hareketle yeni bir disiplin suçu ve ceza yaratılamaz.

Bir etik veya disiplin kararında önce fiil tarihinde yürürlükte olan bağlayıcı norm belirlenmeli; rehber, kurum kuralı ve yayıncı politikası bu normla aynı düzeydeymiş gibi kullanılmamalıdır.

Yapay zekâ kullanmak başlı başına etik ihlal değildir

YÖK’ün genel bilimsel araştırma ve yayın etiği düzenlemelerinde “üretken yapay zekâ kullanmak” adıyla bağımsız bir etik ihlal fiili tanımlanmış değildir. Üniversitelerin ve yayıncıların daha özel kuralları ayrıca kontrol edilmelidir. Bununla birlikte kullanım şekli, genel düzenlemelerde zaten tanımlanmış etik fiillerden birini oluşturabilir.

Modelin gerçekte bulunmayan ölçüm veya denek verisi üretmesi ve araştırmacının bunu gerçek araştırma sonucu gibi kullanması sahtecilik; mevcut verinin istenen sonuca göre değiştirilmesi çarpıtma tartışması doğurabilir. Başkasının metnini veya özgün fikrini yapay zekâya yeniden ifade ettirmek kaynak gösterme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Aynı çıktının birden fazla yayın olarak beyan edilmesi tekrar yayım; katkısı bulunmayan kişinin yazar listesine eklenmesi haksız yazarlık kapsamında incelenebilir.

Buna karşılık araştırmacının kendi metnindeki yazım hatalarını düzeltmesi, cümle akışını geliştirmesi veya kod önerisini bizzat test ederek kullanması, başka bir unsur yoksa bu fiillerden birini oluşturmaz. Kurul, “yapay zekâ izi” veya genel bir kullanım şüphesiyle yetinemez; hangi cümle, veri, görsel ya da yöntemin hangi etik fiilin unsurlarını taşıdığını göstermelidir.

9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanun, 2547 sayılı Kanun’un 53. maddesindeki üniversite öğretim mesleğinden çıkarma fiillerini de genişletti. Kişisel emek ve birikime dayanmayan yayın veya çalışmaların atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullanılması yanında, bu kapsamdaki çalışmaları başkaları adına yapmak veya bunlara aracılık etmek de hükme eklendi. Yapay zekâdan yardım alınması bu ağır disiplin fiiliyle kendiliğinden özdeşleştirilemez; kişisel katkının bulunmadığı ve kanundaki diğer unsurların gerçekleştiği somut delille ortaya konulmalıdır.

Rehberin 2024’te yayımlanmış olması, daha eski her kullanımı sonradan getirilen açıklama ölçütleriyle ihlal hâline getirmez. Ancak geçmişteki çalışmada o tarihte de yasak olan intihal, sahtecilik veya veri çarpıtma mevcutsa fiil tarihindeki hükümler uyarınca inceleme yapılabilir.

Kullanım ne zaman ve nasıl açıklanmalıdır?

Her kullanım için aynı açıklama biçimi geçerli değildir. Öncelikle üniversitenin yönergesi, enstitü kılavuzu, araştırma protokolü ve dergi politikası kontrol edilmelidir. Bazı yayıncılar beyanı yöntem bölümünde, bazıları teşekkür kısmında veya editöre sunulan açıklamada ister.

“Yapay zekâdan yararlanılmıştır” cümlesi çoğu zaman yeterli bilgi vermez. Bilimsel sonuca etkisi olan kullanımlarda aracın adı ve mümkünse sürümü, kullanıldığı aşama, sisteme aktarılan veri türü, çıktının çalışmaya nasıl dâhil edildiği ve doğrulamanın kim tarafından yapıldığı açıklanmalıdır.

Dil düzeltmesiyle temel istatistik analizinin modele yaptırılması aynı ağırlıkta değildir. Kod önerisi kullanılmışsa kodun hangi testlerden geçirildiği, çeviri yapılmışsa terminoloji kontrolü, literatür özeti alınmışsa kaynakların asıllarından doğrulanması önem taşır. Üretilmiş bir görsel gerçek deney görüntüsü izlenimi veriyorsa temsilî niteliği ve üretim yöntemi açıkça belirtilmelidir.

Yapay zekâ akademik yazar olarak gösterilebilir mi?

Akademik yazarlık metin üretme kabiliyetinden ibaret değildir. Yazar; verinin doğruluğu, yöntem, çıkar çatışması, etik onay, hakem eleştirilerine cevap ve gerektiğinde düzeltme veya geri çekme işlemleri için sorumluluk üstlenir. Bir yapay zekâ sistemi bu sorumlulukları hukuken taşıyamaz.

5846 sayılı Kanun’un 8. maddesi eser sahibini eseri meydana getiren kişi olarak kabul eder. Yapay zekânın belirli bir üründeki rolü ve insanın yaratıcı katkısı telif hukuku bakımından ayrıca tartışılabilir; fakat aracın yazar hanesine yazılması akademik hesap verebilirlik sorununu çözmez. Kullanım gerekiyorsa uygun beyan bölümünde açıklanmalı, nihai bilimsel sorumluluk gerçek kişilerde kalmalıdır.

Ortak yazarlı çalışmada da sorumluluk otomatik olarak bütün yazarlara aynı ölçüde yüklenemez. Aracı kimin kullandığı, girdileri kimin hazırladığı, çıktının hangi bölüme alındığı ve diğer yazarların bilgi ve denetim düzeyi somut olarak belirlenmelidir.

Üretilen kaynak ve karar künyeleri nasıl doğrulanmalıdır?

Üretken modeller, mevcut olmayan makale başlıkları, DOI numaraları ve yargı kararları oluşturabilir. Kaynak gerçekten mevcut olsa bile, model kaynakta bulunmayan bir görüşü o esere atfedebilir.

Doğrulama yalnızca künye aramasıyla sınırlı kalmamalıdır. Önce eserin resmî veri tabanı, yayıncı veya kütüphane kaydında bulunup bulunmadığı; ardından aktarılan görüşün kaynak metinde gerçekten yer alıp almadığı; son olarak sayfa, cilt, sayı, DOI ve yayın tarihi kontrol edilmelidir.

Hukuk çalışmalarında kararın hangi yargı merciine ait olduğu, karar türü, tarihi ve kanun yolu aşaması ayrıca incelenmelidir. İlk derece kararı, temyiz kararı ve bireysel başvuru kararı birbirinin yerine kullanılamaz. Resmî kayıttan doğrulanamayan bir karar “yerleşik içtihat” veya “kesinleşmiş karar” olarak sunulmamalıdır.

Gizli veri ve kişisel veriler sisteme aktarılabilir mi?

Bir akademisyenin dosyaya erişim yetkisi bulunması, o dosyayı üçüncü taraf yapay zekâ hizmetine yükleme yetkisi vermez. Yayımlanmamış makale ve tez taslakları, hakem raporları, öğrenci kayıtları, hasta bilgileri, görüşme dökümleri, laboratuvar verileri ve proje sırları bakımından gizlilik ile kişisel veri kuralları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

6698 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki hukuka uygunluk, amaçla bağlantılılık, sınırlılık ve ölçülülük ilkeleri bütün işlemler için geçerlidir. Genel ve özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları, üçüncü kişiye aktarım, yurt dışına aktarım ve veri güvenliği yükümlülükleri somut hizmetin teknik yapısına göre belirlenmelidir.

Kanun’un 9. maddesindeki yurt dışına aktarım rejimi 2024’te değiştirilmiştir. Kullanılan hizmetin sunucuları veya alıcıları yurt dışındaysa yeterlilik kararı, uygun güvenceler veya arızi hâllerden hangisinin mevcut olduğu incelenir. Genel bir kullanım koşulunu kabul etmek ya da tek seferlik açık rıza almak, sürekli ve geniş çaplı aktarımı her durumda hukuka uygun hâle getirmez.

Bilimsel araştırma amacı da sınırsız bir istisna değildir. İsimlerin silinmesi her zaman anonimleştirme sağlamaz. Nadir hastalık, kurum, yaş, tarih ve yer bilgileri birlikte kişiyi belirlenebilir kılıyorsa veri kişisel niteliğini sürdürür.

Etik kurul onayı alınmış olması da protokol dışında seçilen her yeni veri işleme aracını kapsamaz. Ham verinin üçüncü taraf modele aktarılması; amaç, alıcı grubu, veri kategorisi veya yurt dışı aktarımı yönünden araştırma protokolünü değiştiriyorsa ek etik kurul değerlendirmesi, yeni aydınlatma veya veri işleme tedbiri gerekebilir.

Yapay zekâ tespit raporu tek başına delil olur mu?

Metnin yapay zekâyla oluşturulma ihtimalini puanlayan araçlar kesin ölçüm yapmaz. Dil, metin uzunluğu, yazarın ana dili, akademik üslup ve kullanılan sürüm yanlış pozitif veya yanlış negatif sonuçlara yol açabilir. Belirli bir yüzde, yapay zekâ kullanıldığını kanıtlamadığı gibi belirli bir etik ihlalin oluştuğunu da göstermez.

Tespit raporuna dayanılacaksa aracın adı ve sürümü, test tarihi, ayarlar, incelenen metnin tam sürümü, ham çıktı ve bilinen hata sınırları dosyada bulunmalıdır. Tarihli taslaklar, kelime işlemci sürüm geçmişi, kaynak notları, ham veri, analiz kodu, kullanım kayıtları ve yazarın açıklaması birlikte değerlendirilmelidir.

Teknik tespit ile bilim alanına özgü etik değerlendirme de farklı uzmanlıklar gerektirebilir. Bir yazılımın olasılık puanı, eserde sahte veri veya kaynak ihlali bulunup bulunmadığı sorusunu cevaplamaz. Hukuki nitelendirme ise uzmana değil yetkili kurula ve nihayetinde yargısal denetime aittir.

Etik ve disiplin sorumluluğu kişiseldir

Öğrencinin kullanımı danışmanından gizlemesi, danışmanı otomatik olarak ihlalin faili yapmaz. Danışmanın talimat verdiği, kullanımı bildiği, çıktıyı onayladığı veya somut denetim yükümlülüğünü ihlal ettiği ileri sürülüyorsa bu olgular ayrı ayrı ispatlanmalıdır. Ortak yazarlı çalışmada da her yazarın katkısı, bilgisi ve kontrol imkânı belirlenmelidir.

2547 sayılı Kanun’un 53/A maddesi, bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin disiplin fiillerinde soruşturma açılmadan önce etik kurul incelemesini zorunlu kılar. Etik kurul tespiti disiplin cezası değildir. Disiplin aşamasında kanuni tip, fiil tarihi, kişisel kusur, zamanaşımı ve savunma yeniden değerlendirilir.

Kurul kararında kullanılan araç, tarih, eser bölümü ve kullanım amacı açıkça tespit edilmeli; bağlayıcı norm ile rehber veya yayıncı politikası ayrılmalı; deliller somut etik fiille ilişkilendirilmelidir. Yargısal denetimde de yetkili kurulun oluşumu, savunma imkânı, uygulanan hükmün fiil tarihinde yürürlükte olup olmadığı, delillerin güvenilirliği ve gerekçenin isnatla bağlantısı incelenir.

Üretken yapay zekâ kullanılan akademik bir dosyada hukuki değerlendirme, teknolojinin adına değil ispatlanan davranışa dayanır. Bir yükseköğretim hukuku avukatı, etik inceleme ile disiplin sürecini; veri koruma, yazarlık, fiil tarihi, kişisel sorumluluk ve delil güvenilirliği yönlerinden birlikte ele almalıdır.

Av. Arb. Şuayp LEVENT
Yükseköğretim Hukuku
www.levent.av.tr

Tüm makaleler