Yükseköğretim hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık leventsuayp@gmail.com İletişim
Hakkımızda İletişim
İçeriğe geç
YÜKSEKÖĞRETİM HUKUKU · DENKLİK DAVALARI

YÖK’ün STS Kararına Karşı Dava: Sınava Tabi Tutulma İşleminin Yargısal Denetimi

Denklik başvurusunda STS kararı hangi gerekçeye dayanmalıdır? Program karşılaştırması, eksik inceleme, dava süresi ve yürütmenin durdurulması talebi.

Av. Arb. Şuayp LEVENT · 20 Eylül 2026
YÖK STS kararına karşı dava — aydınlık bir sınav salonu

STS kararı denklik sürecinde neyi değiştirir?

Yurt dışında alınan bir dip­lo­ma­nın denkliği ince­le­nir­ken Seviye Tespit Sınavı’na (STS) giril­me­si­nin istenmesi, mezunun eğitimini Türkiye’de kul­la­na­bil­me­sini sınav şartına bağlar. Bu nedenle uyuş­maz­lık yalnızca sınavın zor olup olma­dı­ğıyla ilgili değildir. Asıl mesele, başvuru sahibinin neden sınava tabi tutulduğu ve bu tercihin dosyadaki akademik bil­gi­lerle açıklanıp açık­la­na­ma­dı­ğı­dır. Üni­ver­si­te­nin tanınması, dip­lo­ma­nın denkliği ve mesleğin Türkiye’de icra edilmesi bir­bi­rin­den ayrı değer­len­dir­me­ler­dir. Okul tanıma belgesi, tek başına sınavsız denklik hakkı sağlamaz; buna karşılık tanınan bir üni­ver­si­te­den mezun olan herkesin mutlaka STS’ye girmesi gerektiği de söy­le­ne­mez.

Denklik dos­ya­sı­nın bilimsel ince­le­meye sevk edilmesi veya ek belge istenmesi ile STS şartı getiren nihai karar da ayrıl­ma­lı­dır. Dava konusu, kural olarak kişinin hukuki durumunu etkileyen kesin ve uygu­la­na­bi­lir işlemdir. Bu bakımdan bildirim yazısının yanında dayanak kararın tarihi, sayısı, kapsamı ve hangi makam tara­fın­dan alındığı belir­len­me­li­dir. Yalnızca sistemde görünen kısa durum açık­la­ma­sın­dan hareket edilmesi, yanlış işlemin dava edil­me­sine veya gerçek gerek­çe­nin gözden kaçı­rıl­ma­sına yol açabilir.

Yönetmelik, sınav dışında hangi inceleme yollarını öngörüyor?

Temel düzenleme, 5 Aralık 2017 tarihli Yurtdışı Yük­se­köğ­re­tim Dip­lo­ma­ları Tanıma ve Denklik Yönet­me­li­ği­dir. Yönet­me­li­ğin 6. maddesi; programın asgari süresi, kredileri ve kaza­nım­ları bakı­mın­dan Türk yük­se­köğ­re­tim sis­te­min­deki kar­şı­lı­ğı­nın ince­len­me­sini öngörür. Dosyada sunulan belgeler değer­len­di­ri­lir; gerek­ti­ğinde Bilim Alanı Danışma Komis­yo­nun­dan veya üni­ver­si­te­ler­den görüş alınır. Danışma görüşü alınması her başvuruda zorunlu değildir; fakat yapılan ince­le­me­nin baş­vu­ru­nun özel­lik­le­rini kar­şı­la­ması gerekir.

Yönet­me­li­ğin 3/1-j mad­de­sin­deki Seviye ve Yeterlik Belirleme Sistemi (SYBS), STS’den daha geniştir. Temel kaza­nım­lar, öğretim dili, eğitim niteliği, teorik ve uygu­la­malı dersler, stajlar veya projeler yönünden eksiklik ya da tereddüt bulunması halinde ders tamamlama, staj, proje veya sınav gibi araçlar kul­la­nı­la­bi­lir. İnce­le­mede, bu ihtiyacın programın hangi kaza­nım­la­rına ilişkin olduğu ve seçilen yöntemin yeterliği nasıl değer­len­di­re­ceği açık­lan­ma­lı­dır.

7/3 ve 11/3. maddeler birlikte değer­len­di­ril­di­ğinde, hangi yeter­li­ğin hangi araçla ölçü­le­ceği veya tamam­la­na­cağı önem kazanır. Örneğin belirli bir uygulama alanında eksiklik ileri sürü­lü­yorsa, başvuru sahibinin stajları ve uygulama kayıtları ince­len­me­den geniş kapsamlı bir sınava yön­len­di­ril­me­si­nin gerekçesi sor­gu­la­na­bi­lir. Ancak ders veya staj tamamlama seçe­ne­ği­nin bulunması, adayın dilediği yöntemi tek taraflı seçe­bi­le­ceği anlamına gelmez. Hukuki denetim, seçilen yöntemin gerek­çe­sini ve tespit edilen ihtiyaca uygun­lu­ğunu konu alır.

Sınavsız denklik ihtimali değerlendirilmeden STS kararı verilebilir mi?

Yönet­me­li­ğin 7/1. mad­de­sinde belirli baş­vu­ru­la­rın SYBS uygu­lan­ma­dan sonuç­lan­dı­rıl­ması düzen­len­miş­tir. Güncel 7/1-a bendinde, yük­se­köğ­re­nime baş­la­nı­lan yılda YÖK’ün esas aldığı dünya üni­ver­site sıra­la­ma­la­rı­nın en az üçünde ilk 400 içinde bulunma ölçütü vardır. Aynı fıkrada ÖSYM kıla­vu­zun­daki yurt dışı prog­ram­lara yer­le­şen­ler ile ilgili yıl, program ve puan şartını sağ­la­yan­lar için de hükümler bulunur. Yatay geçişle mezun olanlar bakı­mın­dan ise geçilen kurum ve eğitimin orada tamam­la­nan bölümü ayrıca incelenir. Fıkranın başındaki eğitim nite­li­ğine ilişkin değer­len­dirme hakkı ve diğer yönet­me­lik şartları saklıdır.

İlk 400 içinde bulun­ma­mak, ken­di­li­ğin­den STS zorun­lu­luğu doğurmaz. Yönet­me­li­ğin 7/2. maddesi, birinci fıkradaki kurumlar dışında kalan prog­ram­lar için de sınavsız denklik yolunu açık tutar. Temel kaza­nım­la­rın, teorik ve uygu­la­malı derslerin, stajların ve pro­je­le­rin yeterli kabul edilmesi halinde SYBS uygu­lan­mak­sı­zın işlem yapı­la­bi­lir. Bu nedenle dava dos­ya­sında yalnızca üni­ver­si­te­nin sıra­la­ma­sına değil, 7/2 kap­sa­mında bireysel akademik inceleme yapılıp yapıl­ma­dı­ğına da bakıl­ma­lı­dır.

İlk 1000 ölçütü ise ilk 400 ölçütüyle aynı işleve sahip değildir. Güncel 7/5. maddede tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk bakı­mın­dan, başlangıç yılında en az iki sıra­la­mada ilk 1000’de bulunan üni­ver­si­te­le­rin mezun­la­rı­nın baş­vu­ru­la­rı­nın kabul edilerek mün­fe­ri­den ince­len­mesi düzen­le­nir. Bu ince­le­me­nin sonunda SYBS kararı alı­na­bi­le­ceği açıkça belir­til­miş­tir. Dola­yı­sıyla “ilk 1000’deki okuldan mezun olan sınava girmez” şek­lin­deki bir kabul doğru değildir. İlk 1000 dışında kalan prog­ram­larda da orta­öğ­re­ni­min tamam­lan­dığı yer, kayıt yılındaki merkezi sınav başarısı ve geçiş hükümleri birlikte ele alın­ma­lı­dır.

Program akre­di­tas­yonu da dikkatle kul­la­nıl­ma­lı­dır. Akredite program dip­lo­ma­ları için önceki 7/1-b ben­din­deki özel düzenleme 15 Mart 2024 deği­şik­li­ğiyle kal­dı­rıl­mış­tır. Akre­di­tas­yon eğitim nite­li­ğini des­tek­le­yen önemli bir belge olabilir; ancak güncel metinde kal­dı­rıl­mış bir bent üzerinden herkese otomatik sınavsız denklik hakkı tanınamaz.

Kayıt yılı ve başvuru tarihi neden ayrı ayrı incelenir?

Denklik uyuş­maz­lı­ğında yalnızca karar günündeki yönet­me­lik metnini okumak yeterli değildir. Geçici 4/1. madde, 15 Mart 2024 öncesinde diploma prog­ra­mına kayıt yap­tı­ran­lar için 7/1-a, 7/5 ve 10/3 hüküm­le­ri­nin deği­şik­lik öncesi biçim­le­ri­nin uygu­lan­ma­sını sürdürür. Geçici 4/2’de ise merkezi sınav ve sıralama koşul­la­rıyla ilgili 4/1-j ile 7/6-g ve ğ bakı­mın­dan kayıt tarihine bağlı ayrıca bir koruma vardır. Bu korumalar bütün yeni hüküm­le­rin eski öğren­ci­lere uygu­la­na­ma­ya­cağı anlamına gelmez; hangi maddenin hangi geçiş hükmüne tabi olduğu ayrı belir­le­nir.

Geçici 3. madde, yürür­lü­ğün­den önce denklik başvurusu yapmış ve işlemleri devam edenler yönünden belirli yabancı dil hüküm­le­ri­nin uygu­lan­ma­ma­sını öngörür. 2017 Yönet­me­li­ğin­den önce yapılmış baş­vu­ru­larda ise Geçici 1. madde, usul hükümleri ve lehe düzenleme ayrımını getirir. Bu nedenle dosyada ilk kayıt, varsa yatay geçiş, mezuniyet, tamam­lan­mış denklik başvurusu ve karar tarih­le­rini gösteren bir kronoloji bulun­ma­lı­dır. Bugünkü koşul­la­rın geçmişe doğrudan taşınması kadar, eski bir mua­fi­ye­tin kapsamı ince­len­me­den halen geçerli sayılması da hatalıdır.

Lizbon Tanıma Sözleşmesi ne sağlar?

Yönet­me­li­ğin daya­nak­ları arasında, 5463 sayılı Kanunla onay­lan­ması uygun bulunan Avrupa Böl­ge­sinde Yük­se­köğ­re­timle İlgili Bel­ge­le­rin Tanın­ma­sına İlişkin Sözleşme yer alır. Lizbon Tanıma Söz­leş­me­si­nin VI.1 mad­de­sinde, taraf dev­let­le­rin yük­se­köğ­re­tim yeter­lik­le­ri­nin tanın­ma­sında esaslı farklılık yaklaşımı benim­sen­miş­tir. III.3 maddesi başvuru sahibinin uygun bilgileri iyi niyetle sunma sorum­lu­lu­ğunu korurken, gerekli koşul­la­rın kar­şı­lan­ma­dı­ğını gösterme sorum­lu­lu­ğunu değer­len­dir­meyi yapan makama yükler. III.5 ise olumsuz kararın gerekçesi ve başvuru yolları bakı­mın­dan güvence içerir.

Bu hükümler, prog­ram­la­rın adlarının veya ders baş­lık­la­rı­nın birebir aynı olmasını arayan mekanik kar­şı­laş­tır­ma­la­rın sor­gu­lan­ma­sında önem taşır. Farklı adlı iki ders aynı kazanımı sağ­la­ya­bi­lir; aynı adlı dersler ise farklı içerik ve uygulama düzeyine sahip olabilir. Bununla birlikte Sözleşme, her yabancı diploma için koşulsuz denklik veya doğrudan meslek icrası hakkı yaratmaz. Mesleki düzen­le­me­ler ve Yönet­me­li­ğin ilgili şart­la­rıyla birlikte uygulanır. Dava gerekçesi, Söz­leş­meye genel bir gönderme yapmakla kalmamalı; ileri sürülen fark­lı­lı­ğın hangi kazanım açısından esaslı sayıl­dı­ğını tar­tış­ma­lı­dır.

Kalış süresi ile akademik yeterlik birbirinin yerine geçmez

Yönet­me­li­ğin 7/6-d mad­de­sinde öğrenim görülen ülkede bulunma süresi ayrı bir ret sebebi olarak düzen­len­miş­tir. Devam süresinin tes­pi­tinde Türkiye’deki ilgili yük­se­köğ­re­tim mevzuatı esas alınır; her bir eğitim ve öğretim dönemi için %70’in altına inilemez ve eğitim faaliyeti dışındaki süreler hesaba katılmaz. %70 bütün prog­ram­lar için yeterli sayılan tek oran değildir; bir alt sınırdır. İlgili programın teorik ders, uygulama, klinik eğitim ve staj devam kuralları ayrıca araş­tı­rıl­ma­lı­dır.

Örneğin Hacettepe Üni­ver­si­tesi Tıp Fakültesi Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönet­me­li­ği­nin 12. maddesi, teorik ve uygu­la­malı eği­tim­deki devam­sız­lık sınır­la­rını farklı düzenler; 12/2. maddede düzen­le­nen küçük grup uygu­la­ma­la­rında %20’yi aşan devam­sız­lık, bu eğitim bakı­mın­dan %80 devam gereğini gündeme getirir. Bu örnek, tıp ala­nın­daki bütün dönemler için tek ve değişmez bir oran bulunduğu şeklinde genel­le­ne­mez. Denklik ince­le­me­sinde hangi eşdeğer program kuralının hangi eğitim bölümüne uygu­lan­dığı açık­lan­ma­lı­dır.

Pasaport giriş-çıkışları akademik takvim, ders ve staj tarih­le­riyle eşleş­ti­ril­me­li­dir. Tatil döneminde ülkede bulunmak eği­tim­deki eksikliği ken­di­li­ğin­den tamam­la­maz. Ayrıca 7/1-ç ve d’de yatay geçişle eğitimin belirli kurumda tamam­la­nan kısmı için kul­la­nı­lan %70 ile 7/6-d’deki ülkede bulunma oranı farklı konu­lar­dır. STS’de başarılı olmak da kalış süresine dayalı ayrı bir ret gerek­çe­sini ken­di­li­ğin­den ortadan kaldırmaz.

Somut uyuşmazlık: hukuk mezununun STS ve ders tamamlama şartına itirazı

Anayasa Mah­ke­me­si­nin 13 Ocak 2026 tarihli Volkan Ceyli kararı, B. No: 2023/24616, STS uyuş­maz­lı­ğı­nın doğru tanım­lan­ma­sı­nın neden önemli olduğunu gösterir. Başvurucu, Kuzey Makedonya’daki FON Üni­ver­si­te­sinde hukuk öğre­ni­mini tamam­la­dık­tan sonra 2018 yılında denklik baş­vu­ru­sunda bulun­muş­tur. Dosyanın bilimsel ince­le­me­sinde, Türk hukukunun temel alan­la­rında yeter­li­ğin sınav ve tamam­la­yıcı eğitim yoluyla değer­len­di­ril­mesi gerektiği sonucuna ula­şıl­mış­tır. Buradaki işlem, dip­lo­ma­nın kesin olarak red­de­dil­mesi değildir; denklik veril­me­si­nin belirli koşul­la­rın yerine geti­ril­me­sine bağ­lan­ma­sı­dır.

Bilim Alanı Danışma Komis­yo­nu­nun 7 Temmuz 2021 tarihli değer­len­dir­me­sini izleyen süreçte, Yük­se­köğ­re­tim Yürütme Kurulu 15 Eylül 2021 tarihinde karar almıştır. Kararda önce STS’den 100 üzerinden en az 40 puan alınması; ardından Türk hukukunun temel alan­la­rına ilişkin fark ders­le­ri­nin tamam­lan­ması öngö­rül­müş­tür. Ders tamamlama için üç devlet üni­ver­si­tesi tercih edil­me­sine dayanan bir süreç kurul­muş­tur. Sınav ile fark dersleri bir­bi­ri­nin alter­na­tifi olarak değil, aynı denklik sürecinin birbirini izleyen koşulları olarak belir­len­miş­tir. Bu nedenle uyuş­maz­lığı yalnızca “sınava sokuldu” veya “denkliği red­de­dildi” şeklinde anlatmak olayın hukuki yapısını eksik bırakır.

Başvurucu, üni­ver­si­te­si­nin tanın­dı­ğını ve transk­rip­tin­deki Türk hukuku ders­le­ri­nin yeterli olduğunu belir­te­rek STS ve ders tamamlama koşul­la­rına itiraz etmiştir. YÖK ise üni­ver­si­te­nin tanınması ile hukuk eği­ti­mi­nin Türkiye’deki karşılığı bakı­mın­dan yeterli bulun­ma­sı­nın ayrı değer­len­dir­me­ler olduğunu açık­la­mış­tır. Uyuş­maz­lık, alınan eğitimin hangi yönlerden tamam­lan­ması gerektiği üzerinde yoğun­laş­mış­tır.

Ankara 5. İdare Mahkemesi 18 Ekim 2022 tarihinde davayı reddetmiş; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 25 Ocak 2023 tarihinde istinaf baş­vu­ru­sunu kesin olarak red­det­miş­tir. Başvurucu bunun üzerine Anayasa Mah­ke­me­sine bireysel başvuruda bulun­muş­tur. Dola­yı­sıyla bu örnekteki son inceleme bir Danıştay temyiz ince­le­mesi değildir. Anayasa Mahkemesi, derece mah­ke­me­le­ri­nin yerine geçerek yeniden denklik belir­le­me­miş; başvuruyu eğitim hakkının anayasal güven­ce­leri açısından değer­len­dir­miş­tir.

Anayasa Mahkemesi neyi kabul etti, kararın sınırı nedir?

Anayasa Mahkemesi, denklik koşul­la­rı­nın baş­vu­ru­cu­nun eğitim hakkına müdahale oluş­tur­du­ğunu kabul ederek kanuni dayanak, meşru amaç ve ölçülülük ince­le­mesi yapmıştır. 2547 sayılı Kanunun 7/p mad­de­sin­deki yetkiyi kanuni dayanak bakı­mın­dan değer­len­dir­miş; yük­se­köğ­re­ti­min nite­li­ği­nin korun­ma­sını meşru amaç olarak ele almıştır. Somut dosyada Türk hukukuna ilişkin yeter­li­ğin araş­tı­rıl­ma­sını ve belir­le­nen eksik­lik­le­rin tamam­lan­ma­sını, baş­vu­ru­cuya yüklenen koşul­la­rın ağır­lı­ğıyla birlikte ince­le­miş­tir.

Kararda STS’de aranan 40 puanlık başarı düzeyi ile hukuk eği­ti­mi­nin temel alan­la­rını kapsayan ders tamamlama koşulu birlikte tar­tı­şıl­mış­tır. Baş­vu­ru­cu­nun dip­lo­ma­sı­nın hiçbir şekilde kul­la­nı­la­ma­ya­cağı bir yasak yerine, yeter­li­ğini ortaya koya­bi­le­ceği ve eksik­lik­le­rini tamam­la­ya­bi­le­ceği yolun açık olması değer­len­dir­mede etkili olmuştur. Mahkeme, eğitim hakkının ihlal edildiği iddiasını açıkça daya­nak­tan yoksun bularak kabul edi­le­mez­lik kararı vermiştir. Bu karar bir ihlal kararı veya STS işlemini iptal eden karar olarak gös­te­ri­le­mez.

Kararın sonucu, bütün hukuk mezunları için aynı sınav ve ders koşul­la­rı­nın uygu­la­na­cağı anlamına gelmez. Baş­vu­ru­cu­nun transk­ripti, işlem döne­min­deki düzenleme, akademik değer­len­dirme ve öngörülen tamam­la­yıcı eğitim birlikte ele alın­mış­tır. Başka bir başvuruda eksik görülen derslerin tamam­lan­dığı veya aynı kaza­nım­la­rın farklı isimli derslerle edi­nil­diği ortaya konu­la­bi­lir. Emsalden yarar­la­nır­ken program içeriği, uygulanan mevzuat ve başvuru sahibinin eğitim geçmişi ara­sın­daki ben­zer­lik­ler değer­len­di­ril­me­li­dir.

Ayrıca kararda aktarılan Yönet­me­lik hükümleri, 2021 tarihli işleme uygu­lan­mış kural­lar­dır. Özellikle 7/5. maddenin o tarihteki metni, 2024 deği­şik­lik­le­rin­den sonraki güncel metinle aynı değildir. Başvuru sahibinin kayıt tarihi ve geçiş hükümleri belir­len­me­den, karar içinde alın­tı­la­nan eski düzen­le­me­nin yeni bir başvuruya doğrudan uygu­lan­ması hatalı olur. Kararın anayasal yaklaşımı ile her dosyada uygu­la­na­cak somut yönet­me­lik metni ayrı değer­len­di­ril­me­li­dir.

STS, ilmi hüviyet tespiti ve ders tamamlama aynı yol değildir

YÖK’ün SYBS usul ve esasları, farklı yön­tem­le­rin uygulanma biçimini ayrıca düzenler. Yazılı STS, belirli alan bil­gi­le­rini sınavla ölçmeye yöne­lik­tir. Ders tamamlama ise adayın belir­le­nen eğitim içeriğini bir üni­ver­si­tede alıp başar­ma­sını gerek­ti­rir. Klinik pratik, mesleki uygulama ve stajın amacı da farklıdır. Bir dosyada birden fazla yöntemin uygu­la­na­bil­mesi mümkündür; fakat her yöntemin kararda hangi eksikliği veya tereddüdü kar­şı­la­mak üzere seçildiği anla­şıl­ma­lı­dır.

Usul ve esaslar, ilgilinin henüz hakkında STS kararı alınmadan veya denklik başvurusu yapmadan sınava katı­la­bil­me­sine de olanak tanır. Bununla birlikte sınavı önceden geçmiş olmak, diploma denk­li­ği­nin diğer koşul­la­rı­nın da sağ­lan­dı­ğını göstermez. Tanınma, bel­ge­le­rin doğruluğu, öğrenim biçimi, ülkede kalış ve varsa ayrı ders veya uygulama yüküm­lü­lük­leri ince­len­meye devam eder. Sınav başa­rı­sı­nın dosyaya sunulması ile bütün denklik sürecinin tamam­lan­dığı iddiası bir­bi­rin­den ayrıl­ma­lı­dır.

İlmi hüviyet tespiti de her baş­vu­ru­cu­nun STS yerine serbestçe seçe­bi­le­ceği genel bir seçenek değildir. Usul ve esaslarda belir­le­nen alan ve durum­larda uygulanır; sınav komis­yo­nu­nun kuruluşu, değer­len­dirme yöntemi, görüntü kaydı ve başarı ölçütü bakı­mın­dan kendine özgü koşulları vardır. Bir başka mezuna bu yolun açılmış olması, ilgili alan ve özel koşullar kar­şı­laş­tı­rıl­ma­dan doğrudan aynı hakkı doğurmaz. İtirazda önce kişinin ilgili yöntemin kapsamına girip girmediği araş­tı­rıl­ma­lı­dır.

Ders tamamlama kararı bakı­mın­dan ise yalnızca ders adları değil, krediler, başarı koşulları, hangi üni­ver­si­tede işlem yapı­la­cağı ve tamamlama süresi önemlidir. Kararın üni­ver­si­teye gön­de­ril­mesi ile üni­ver­si­te­nin fiilen kayıt açması arasında sorun yaşa­nı­yorsa bu uygulama aşaması ayrıca bel­ge­len­me­li­dir. Sınava tabi tutma kararının hukuka uygunluğu, tamam­la­yıcı eğitimin uygu­lan­ma­sın­daki aksama ve sınav sonu­cun­daki puan hatası ayrı işlem ve delil grupları oluşturur. Hepsini tek bir genel “denklik mağ­du­ri­yeti” baş­lı­ğında toplamak, somut hukuka aykı­rı­lı­ğın görül­me­sini zor­laş­tı­rır.

Danıştayın kalış süresine yaklaşımı

Danıştay bir kararında, mimarlık eğitimi bakı­mın­dan öğrenimin fiilen ve düzenli olarak izlen­me­si­nin önemini vur­gu­la­mış­tır. Belirli dönem­ler­deki devam eksik­li­ği­nin yalnızca toplam kalış süresiyle kar­şı­lan­ma­sına olanak veren düzen­le­meyi, mimarlık eği­ti­mi­nin tabi olduğu kurallar çer­çe­ve­sinde hukuka uygun bul­ma­mış­tır. Kararın dayandığı temel yaklaşım, devam koşulunun eğitimin niteliği ve ilgili programın gerek­le­riyle birlikte değer­len­di­ril­me­si­dir.

Bu yaklaşım, STS başarısı ile öğrenime devamın farklı koşullar olduğunu gösterir. Her programın devam gereği, kendi eğitim ve uygulama özel­lik­leri içinde belir­len­me­li­dir. Karardan bütün prog­ram­lar için tek bir devam oranı çıka­rı­la­maz. Başvuruda uygu­la­na­cak yönet­me­lik hükümleri, kayıt tarihi ve akademik takvim birlikte değer­len­di­ri­le­rek, dönem­ler­deki fiilî devam durumu ortaya konul­ma­lı­dır.

STS kararının hukuka uygunluğu hangi belgelerle denetlenir?

Denklik ince­le­me­sinde transk­ript; ders içe­rik­leri, teorik ve uygu­la­malı saatler, krediler, öğrenme çıktıları, staj def­ter­leri, klinik rotas­yon­lar ve proje bel­ge­le­riyle birlikte değer­len­di­ri­lir. Bel­ge­le­rin programın hangi kaza­nım­la­rını kar­şı­la­dı­ğı­nın açık­lan­ması, eğitim içe­ri­ği­nin anla­şıl­ma­sını kolay­laş­tı­rır. İtirazda da akademik değer­len­dir­mede eksik görülen alanlara karşılık gelen eğitim ve uygu­la­ma­lar somut biçimde gös­te­ril­me­li­dir.

Yönet­me­li­ğin 7/7. maddesi, ön inceleme raporu, Komisyon ince­le­mesi ve Yük­se­köğ­re­tim Yürütme Kurulu kara­rın­dan oluşan süreci düzenler. Bu aşa­ma­larda yapılan akademik değer­len­dir­me­ler, sınav şartının neden gerekli görül­dü­ğünü anlamaya yardımcı olur. Dava sırasında başvuru dosyası ve ilgili değer­len­dirme raporları birlikte ince­le­ne­rek uyuş­maz­lı­ğın bilimsel ve hukuki yönleri açıklığa kavuş­tu­ru­lur.

Başka bir mezuna sınavsız denklik verilmesi kar­şı­laş­tır­maya yardımcı olabilir. Ancak aynı üni­ver­si­te­den mezuniyet tek başına yeterli değildir: program, kayıt yılı, geçiş durumu, ders ve staj içeriği ile uygu­la­na­cak mevzuat da kar­şı­laş­tı­rıl­ma­lı­dır. Bilimsel uyuş­maz­lık bilirkişi ince­le­mesi gerek­ti­ri­yorsa sorular belirli kaza­nım­lara yönel­til­meli; bilir­ki­şi­den yalnızca “denklik verilsin mi?” şeklinde hukuki sonuç bil­dir­mesi bek­len­me­me­li­dir.

Dava süresi, doğru davalı ve sınav sonucuna itiraz ayrımı

YÖK’ün bireysel STS’ye tabi tutma işleminin iptali için, özel bir görev veya yetki kuralı bulun­ma­dı­ğında Ankara idare mah­ke­me­le­rinde Yük­se­köğ­re­tim Kurulu Baş­kan­lı­ğına karşı dava açılır. Genel dava açma süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 ve 8. maddeleri uyarınca usulüne uygun bildirimi izleyen günden baş­la­ya­rak 60 gündür. Bil­di­ri­min posta veya elekt­ro­nik yolla yapı­la­bil­mesi nedeniyle tebliğ belgesi ve sistem kayıtları birlikte korun­ma­lı­dır.

Süresinde ve yetkili makama yapılan, işlemin kal­dı­rıl­ması veya değiş­ti­ril­me­sini isteyen İYUK 11 başvurusu işlemeye başlamış dava süresini durdurur. 30 gün cevap veril­mezse istem red­de­dil­miş sayılır; açık veya zımni ret son­ra­sında daha önce geçen süre hesaba katılarak kalan süre işler. Sadece dosyanın durumunu soran ya da belge isteyen baş­vu­ru­nun aynı sonucu doğu­ra­cağı var­sa­yı­la­maz. Tek­rar­la­nan dilek­çe­ler de kaçı­rıl­mış dava süresini ken­di­li­ğin­den yeniden başlatmaz.

YÖK’ün sınava girme şartı ile ÖSYM’nin sınav sorusu, puanı veya sınav sonucuna ilişkin işlemi aynı uyuş­maz­lık değildir. ÖSYM’nin merkezi sınav işlem­le­rine karşı İYUK 20/B kap­sa­mın­daki davalarda 10 günlük özel süre vardır ve 11. madde uygu­lan­maz. Dola­yı­sıyla “STS ile ilgili her davanın süresi 60 gündür” denilemez. İşlemi yapan kurum ve itiraz edilen kararın niteliği daha başta belir­len­me­li­dir.

Yürütmenin durdurulması ve iptal kararından sonraki işlem

Dava açılması STS şartını ken­di­li­ğin­den kaldırmaz. İYUK 27 uyarınca yürüt­me­nin dur­du­rul­ması için açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar koşulları birlikte gös­te­ril­me­li­dir. Süresi belirli bir işe giriş, mesleki başvuru veya lisan­süstü eğitim ola­na­ğı­nın kaybı ileri sürü­lü­yorsa buna ilişkin ilan, kabul belgesi ve son başvuru tarihi sunul­ma­lı­dır. Genel bir mesleki gecikme ifa­de­siyle yetinmek, zararın ağır­lı­ğını gös­ter­me­ye­bi­lir.

İptal kararının uygu­lan­ması, kararın gerek­çe­sine bağlıdır. Eksik akademik inceleme nedeniyle verilen iptal, her zaman doğrudan denklik belgesi düzen­len­me­sini gerek­tir­mez; idarenin hukuka uygun yeni inceleme yapması gere­ke­bi­lir. Yeni değer­len­dirme, mah­ke­me­nin belir­le­diği hukuki çerçeveye uygun olarak yürütülür. İYUK 28 gereğince idare, kararın kendisine teb­li­ğin­den sonra gecik­mek­si­zin ve en geç 30 gün içinde gereğini yerine getir­me­li­dir. Bu aşamada da yeni işlemin, mah­ke­me­nin hangi eksikliği giderme yüküm­lü­lüğü getir­di­ğiyle kar­şı­laş­tı­rıl­ması gerekir.

Av. Arb. Şuayp LEVENT
Yükseköğretim Hukuku
Tüm makaleler